Evet sonunda ramazan ayı geldi ve yine televizyonlarda, sokakta, kitle iletişim araçlarında ve yerlerinde bas bas dini vacibeler hakkında eylemler etkisini gösterir oldu. Neden ? Kübra UZUN' un yorumu...
Ayrımsız kalemlerden Sinem ALP 'ten demokratikleşme sürecine bakış açısı..
Ayrımsızlar Adana temsilcimiz Tuğba Aslıhan Göçerin yorumu...
15 Ekim 2008 tarihi itibarıyla Ayrımsızlar facebook grupları üye sayıları:
Eline geçen bütün kağıtları yırttı. Kulağında çınlayan o korkunç sesten kurtulmak için müziğin sesini açtı....
Her güne güzel uyanmak istiyor insan. Çünkü her geceye inat, güneş ısrarla doğuyor her sabah... hem de aynı yerde. Ve nefes almak. Ne kadar önemli aslında. Herkes en az bir defa suyun altına inip ''bakıyım kaç saniye durabiliyorum nefes almadan'' diye
‘Türkler adam olur da, mevzuat müsait değil!’
İsrailli bir gazeteci arkadaşım İstanbul’da. Türkiye’nin arabuluculuğuyla başlayan İsrail-Suriye görüşmelerini izlemek için geldi....
Zihniyetler çatışıyor…
Siyasetin nabzı yükseklerden uçmaya devam ediyor.
Yirmi yıllık komşum "sen şeriatı getirmek istiyorsun" dediği için kendisiyle selamı sabahı kestim. Şimdi eve girip çıkarken birbirimizle karşılaşmamaya çalışıyoruz...
Babam da kaldırım değiştirirdi... Sorardım, "az ileride 'demokratların' kahvesi va
Aziz şehitlerimizin kanları ile sulanmış bu cennet vatanımızı kurtuluş savaşın da ele geçiremeyen hainler toplum içerisin de ikilik yaratarak bölmeye parçalamaya çalışıyorlar..
Yaşam biçimleri ve bireysel tercihler yüzünden insanların birbirine böylesine terbiyesizlik ettiği başka bir dönem yaşamış mıydık, doğrusu ben hatırlamıyorum.
Merhum bir cumhurbaşkanı sık sık "Türkiye'nin önü aydınlık, çağ atlamak üzereyiz, yeter ki bir hata etmeyelim ve birlik ve beraberliğimizi bozmayalım" mealinde bir söz söylerdi. Buna benzer sözü hemen her gün her kesimden kimselerin ağzından da işitmek
Değişen Dünyaya Yazarımız Hasan Hüseyin YILDIZ ' ın yorumu..
Hani yaşayacağız derken her gün yaşlanıyoruz.
Takvim yapraklarından bir farkımız var mı akıp giden zamanda?
Her gün bir parçamız kopuyor, atılıyor çöp kovasına.
Dünyada durduğumuz yer,bu hayat-ı şahanedeki rahatsızlık duyduğumuz şeylerin karşısında mesken tuttuğumuz yerdir aslında..Yani biz hiç istemeden dünyaya geldiğimizi düşünüyoruz akabinde söylüyoruz.Buyurduk,bir dünya bulduk…
Zordur kardeş..
Zira ütopyadır kimine göre..
Kimine göre ise aslında sahte kimliktir .. mutlaka arkamızda falanca vardır filanca vardır... öyle iddia ederler hep...
Bugün de derse gittim,
Her zaman beraber dolaştığım, beraber yemek yediğim, ders aralarında beraber kantinde oturduğum arkadaşım ...
Şu yazdığım yazı kaç kere karalandı...
Anla ki söylediğin sözlerle kalbim ne kadar yara aldı...
Oysa bilirdin beni, çok iyi ifade ederdim kendimi.
Şimdi getiremiyorum bir araya kelimeleri,
Cümlelerim çaresiz kaldı...