Ayrımsızlar : Kendinizi tanımlar mısınız? Siyasi görüş ve bakış açısı olarak?
Abdulrahman Dilipak : Sivil bir kişiyim. Katılımcı,çoğulcu, şeffaf, insan haklarına saygılı, yönetilebilir ve denetlenebilir bir hukuk devletinin gerçekleşmesi için, farkılıklarımıza rağmen barış içinde bir arada yaşayabileceğimiz, adaletin ihtilafları çözdüğü, herkesin inmandığı gibi yaşadığı ve düşündüğünü özgürce ifade edebildiği bir dünya için mücadele ediyorum..
Ayrımsızlar : Sizin gibi düşünmeyenlere , inanmayanlara karşı bakış açınız?
Abdulrahman Dilipak : Herkesin dini kendine.. Çok farklı kutuplarda olanlar için hoşgörüden çok birbirimize tahammülü, sabrı tavsiye ediyorum.. İttifak ettiğimiz konularda birlikte hareket eder, ihtilaf ettiğimiz konularda birbirimizi mazur görürüz.. Yeter ki, bir topluluğa olan düşmanlığımız bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevketmesin.. Öfkemiz merhametimizi, nefretimiz sevgiömizi aşmasın.. Haksızlık kimden gelirse gelsin,i kime yönelik olursa olsun, malzumdan yana, zalimlere karşı olabilelim..
Özellikle de insanların kendi seçimleri olmayan şeylerden dolayı mahkum etmeyelim. Doğduğumuz ana babayı, zamanı ve toprağı biz seçmedik. Bunlar Allahın takdiridir..
Ayrımsızlar :Gündem sorularına geçelim. Akp kapatılma davası hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce açılan dava hukuki mi yoksa siyasi mi? Sizce Akp kapatılacak mı? Kapatılırsa ve kapatılmaz sa muhtemel senaryolar nasıl olur? Siyasi yasak ve yeni parti olayı olayı olursa yeni akp nin başına kimin veya kimlerin geleceğini düşünüyor veya öneriyorsunuz?
Abdulrahman Dilipak : Kapatılmaması gerek. Ama burası Türkiye. Darbeciler yargılansın diyen savcı görevden alınıyor.. Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz! Ama yine de darbenin olması uzak bir ihtimal. Önümüzde askeri şura var. Ardından seçim. Darbenin iç ve dış şartları yok. Darbe olsa bile başarılamaz. Başarılı olsa bile fazla işbaşında kalamaz. Kalsa bile ilk seçimde tekrar her şey sil baştan olur ve bu kez darbecilerden hesap sorulur.. Darbenin dış şartları yok. İç şartları da yok. Halkı sokağa çekmeyi başaramadılar. İşçiler, öğrenciler kışkırtmaya gelmediler. Medya daki darbe kışkırtıcıları, çeteler de deşifre oldular.. Bundan sonrası için işleri daha da zor olacak, yarın daha da zor olacak..
AK Partinin geleceği ile ilgili senaryolara gelince, doğmadık çocuğa don biçmek, biraz erken olur..

Ayrımsızlar :Başörtü yasağına yönelik Anayasa değişikliği yapıldı. Raportöre iletildi ve raportörde değişiklikde herhangi uygunsuzluk saptamadı. Sizce bundan sonra ki süreç nasıl olur?
Abdulrahman Dilipak : Bu davanın reddedilmesi gerekir, ama göreceğiz.. Herşey olabilir. Başörtüsü davası AK Parti davası için de yön gösterici olacaktır..
Ayrımsızlar : Laikliğin tanımını daha önceki röportajlar yaptıklarımıza da sorduk. Sizce laiklik nedir? Türkiyedeki laiklikle dünyadaki laiklik arasında fark var mı? Kanadoğlunun bu konuda söylediği bir söz var. Laiklik ülke koşullarına göre yorumlanabilir mi? Bu konudaki düşünceniz?
Abdulrahman Dilipak : Hayır Kanadoğlu yanılıyor. Herkes kendine göre bir tanım yaparsa, bunun adı oportünizm olur.. Bu basit bir demegojidir.. Biri de çıkar “Bana göre Allahsız İslam olmalı” da diyebilir.. Bu bakış açısı egosantirik bir bakış açısı.. Meşru bir referansı olmayınca istisnai bir durum, özel durum diye kendine meşruiyet üretmeye çalışıyor gibi sanki.. Bu sürecin sonunda mesela etsever vejeteryanlar bile olabilir..
Laikliğin objesi, din ve devlet değil, egemen kilise erki ile devlet erki arasında çatışma ilkesine dayalı bir paylaşımdır..
Laik, kilise hiyerarşisi içinde yer almayan , ruhban olmayan kişiye verilen isimdir.. Laiklik ise, Ruhani bir kişi ya da konseyin mutlak belirleyici olmadığı, Tanrının hakkı Tanrıya, Sezarın Hakkı Sezara olsun diyen İncil hükmüne göre, servetin, silahın ve iktidarın Sezara verilmesi yönündeki dini hükümdür..
Bu gün Fransada Katolik kilisesi vergisini, toplar, okullar ve hastahananeler açar kimse müdahele etmez.. Ama mesela Alsas Looren eyaleti, ki, Strasbourg da bu eyalettedir, burada Laiklik geçerli değildir..
Laikliğin demokrasi, Cumhuriyetle, laiklikle filan da bir ilgisi yoktur.. İngilterede, Belçikada mesela Kırallık var, devletin resmi dini, resmi kilisesi var ama Demokrasi de var.. Laiklik olmadan Cumhuriyet, Cumhuriyet olmadan demokrasi olmaz iddiası bir hurafeden ibaret cahilce bir iddiadır..
Esasen Türkiye laik değil, Bizantinizst ya da resmi ideolojisini dinleştiren teokratik bir yönetimdir. 46 sözlüğünde Din maddesine bakın isterseniz. Hem zaten dindersinin zorunlu olduğu dveletin diniş vakıfları yönettiği, imamların devlet memuru olduğu bir ülkeden laiklikten söz edilebilir mi?
Ayrımsızlar :Sormak istemezdik ama toplumunda merak ettiği , özellikle dini kesimin merak ettiği bir Üzmez konusu var. Dinin kesimin idollerinden biri olan Üzmez in düştüğü durum hakkın da ne düşünüyorsunuz? Gerçekten bir komplomu yoksa nefise yenik düşme olayı mı? Komploysa kimler yapmış olabilir? Nefse yenik düşme olayı ise , bu kesinleştiği takdirde sizin vede Vakit Gazetesinin tavrı ne olacaktır?
Abdulrahman Dilipak : Eğer biri bir yanlış yapmışsa, elbette yanlışı sahiplenmeyeceğiz. Kendisi komplo diyor. Üzmezin savunmasını görelim ona göre.. Sonuçta, haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana ve zalimlere karşı duracağız.
Ayrımsızlar : Ergenekon hakkındaki düşünceniz?
Abdulrahman Dilipak : Ergenekon benzeri örgütlerin varlığı hep biliniyordu. Susurluk sonrası Şemdinlide de Sarıkızda da gördük bunları.. Onlarca örgütten söz ediliyor.. Derin devletin infaz timleri. Ancak öyle görülüyor ki, bunlar kendi içinde de savaşıyorlar. Farklı kamplara bölünmüşler.. Ve bu yapıyı örgütleyen ABD ve NATO şimdi kontrol dışına çıkan bu unsurları tasfiye etmek istiyor , ama bu unsurlar direniyor..İpinucu biraz kaçmış gibi. Görünen o ki, terör de , irtica da bunların işi.. Faili Meçhullerde.. Kimi hakimleri yola getirmek için lojman bahçesine bomba attırıyor, kimi Üniversiteler sızmış, kimi Mediaya, Kimi yargıya, siyasete ve bürokrasiye...
Ayrımsızlar : Geçmişte Hizbullahın devletin kullandığı bir örgüt olduğu iddia edildi , bu aralar da ise Pkk nın da aynı şekilde devletin bir örgütü olarak iması ve iddiası ediliyor. Sizin bu konuda bilginiz , düşünceniz?
Abdulrahman Dilipak : Burası Türkiye, herşey olabilir. Kimin eli kimin cebinde belli değil.. Şeyh de Fahişe de aynı örgütte çalışıyor.. Apoyu kim örgütledi, onu kim yoketmek istiyor, ya da kim koruyor, o da belli değil..
Ayrımsızlar : Vakit Gazetesinin Özkök hakkındaki iddialarına geri dönelim. Kaç tane bomba iddia var? Sonuç olarak beklentiniz nedir?
Abdulrahman Dilipak : Bir çok iddia var da, kanıt önemli.. İşler o kadar karıştı ki, sanki Matrix de yaşıyoruz..
Ayrımsızlar : Akp sine geri dönelim. Akp toplumun yarısına ulaşmayı başardı. Ama halen kendisinden nefret derecesinde sevmeyen kesimler var. Bu konuda Akp ye tavsiyeniz var mı? Akp nerde hata yapıyor ?
Abdulrahman Dilipak : AK Parti güçlü bir kadroya sahip değil. Çok fazla zaman kaybettiler.. Dürüst, bilgili ve cesur kadrolara ihtiyaç var.. Düne göre bir çok şey daha iyi ama olması gerekene göre yolun başındayız daha.. Zalimler karşısında tevazu o çevrelerin cüret ve cesaretini artırıyor. Büyük ülkelerin ilkeleri yok, çıkanları var.. Krizleri müdahele ve baskı için fırsat olarak görüyorlar. AB ya da ABD, İsrailin söylem ve eylemleri farklı.. Herşey ABD ve AB nin onayıdan ya da ekonomik dengelerden ibaret değil.. Türkiyede derin gerçekle yüzleşmeden yapılan işler suya yazı yazmak gibi bir şey..
Ayrımsızlar : Chp ye bakış açınız? Sol düşünceyi açıklar ve Chp nin düşüncesi ile kıyaslar mısınız? Dine ve dindar insana bakışı? Son Sayın Sav 'ın Hac hakkındaki söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu Chp nin genel bakışımı yoksa kişisel bakışımı? Chp nin Sav ' a tavrı ne olmalı sizce?
Abdulrahman Dilipak : Sav’ın bakışı bildik CHP bakışı. Hatta çok daha yumuşatılmış şekli. En azından Kabe arabın olsun Çankaya bize yeter dememiş. Ümmet leşinden sözetmemiş!!
CHP sol, demokrat bir parti filan değil. Hatta normal bir Parti bile değil.. Dini sanki irtica, Müslümanı Mürteci gibi görüyor.. Ama her gün biraz daha eriyor. AK Partinin aldığı oy, CHP den ve Baykal’dan kaçanlara, CHP nin aldığı oy AK Partiden, Erdoğan’dan kaçanlara eşit..
Ayrımsızlar : Baykal ' ın Cumhurbaşkanını ve Akp yi protesto eylemlerini nasıl yorumluyorsunuz?
Abdulrahman Dilipak : Kabul edilemez, anlaşılamaz, ayıp, krizden medet uman bir ruh halinin eseri olan bir tutum..
Ayrımsızlar : Dtp ye bakış açınız? Kapatılmalımı sizce?
Abdulrahman Dilipak : Sanki kapatılacak gibi, CHP dışında hiç bir partinin varolma sorunu olmamalı.. Suç ve suçlu varsa yakasına yapışılır.. Parti kapatmak çare değil.. Anlamsız. Gereksiz..
Ayrımsızlar : Bu ülkeye nasıl bir parti gelmeli , neleri savunmalı ki ülkenin tamamını kucaklamalı?
Abdulrahman Dilipak : Adalet, Barış, Özgürlük, İnsan Hakları…
Hukuk devleti, Katılımcı, çoğulcu, şeffaf, yönetilebilir, denetlenebilir bir siyasi yapıya ihtiyacımız var. Ve tabi bunun için öncelikle Anayasa değişikliği şlart.. Devletin maliyetini düşürmemiz gerek. Pahalı ve hantal bir siyasi yapı var.. Üniversitesi, Yargısı, Ordusu ile devlet yeniden tanımlanmalı. Dayandığı kavramlar ve kurumlarla yeniden ele alınmalı.. Devlet milleti değil, Millet devleti tanımlamalı.. Bir ülkede devlet ne kadar çok hissediliyorsa, o ülkede ne kadar çok yasa varsa, özgürlükler o kadar az ve sorunlar o kadar fazla demektir.. Herkesin inandığı gibi yaşayacağı ve düşündüğünü özgürce ifade edebileceği bir düzen gerekli..
Ayrımsızlar : Biz grup olarak toplumda kutuplaşmalara karşıyız. Sizlerde bizleri yönlendiren medyayı temsil ediyorsunuz. Siz ve Vakit Grubu bir gün olsun bu ülkeyi seven ama sizi seven ama sevmeyen herkese yönelik bir başlık atarmıydınız eğer tüm basınında aynı şeyi yapacağını umarak? Şöyle açıklayayım , bizim amacımız biz Ayrımsızların kuruluş gününü Toplumsal Birlik Beraberlik ve Uzlaşma Günü ilan etmek istiyoruz..O gün tüm basından ortak bir birlik beraberlik mesajı vermelerini ve toplumsal kutuplaşmaları biz nebze olsun azaltmayı , ülke içi karşılıklı gerilimleri azaltmalarını istiyoruz. Siz Vakit Gazetesi olarak bu çağrımızı duyarmısınız?
Abdulrahman Dilipak : Ben birey olarak kendi köşemde evet.. Adalet önünde devlet önünde herkes bir ayırıma tabi tutulmadan yerini alabilmeli.. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalimlere karşı durabilmeliyiz..
Ayrımsızlar : Önce Aysun Kayacı – Çoban olayı son olarak da Demet Akalın – Diyarbakırlımısınız olayı.Ne oluyor Türkiye'de. Kendilerini başkalarından üstüne gören , küçümseyen insanlar hakkındaki düşünceniz? Neden oluyor bu sizce?
Abdulrahman Dilipak : Cahillik! Birileri kendini daha eşit görüyor.. Beyaz Türklerin ruh halini yansıtan bir durum. Ellerinde gelse oyları bile eşit saymayacaklar.. Halka güvenmiyorlar. Onun için toplum mühendisliğine soyunuyorlar.. toplumu adam etmeye , cezalandırmaya çalışıyorlar.. nasıl yiyeceklerini, giyeceklerini, davranacaklarını, konuşacaklarını, inanacaklarını, hangi partiye oy vereceklerini belirlemeye çalışıyorlar..
Ayrımsızlar : Siz kendi adınıza nasıl bir ülke isterdiniz? Herkesin sizin gibi inanmasını ve düşünmesini mi ? Yani tek tip insan mı istersiniz? Kısacası nasıl bir Türkiye hayal edersiniz?
Abdulrahman Dilipak : Tek tip insan olmaz. Olursa o zaman orada Faşizm var demektir.. Herkes inandığı gibi yaşayacak, düşündüğünüz özgürce ifade edecek. O ülkede adalet,barış ve özgürlük olacak, hepsi bu.. O ülkede insanların, hakkı ile kazandıkları mallar ve alınterlerine dokunulmayacak, o ülkenin insanların mallarına,canlarına kasdedilmeyecek ve hiç kimseye işkence edilmeyecek.. O ülkede insanların kutsallarına ve namuslarına, dillerine, dinlerine, kültürlerine, geleneklerine saygı gösterilecek.. Aklı hür, vicdanı hür olacak insanların.. Ve o ülkede canlıların nesli korunacak. Türkiye’ nin böyle bir ülke olmasını istiyorum. Faili meçhullerin, andıçların, faşistçe fişlemelerin ,işkencenin, faili meçhullerin, sokak çocuklarının açlığın olmadığı , haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, insanların haklıdan yana olduğu bir ülke!
Ayrımsızlar : Sizi yorduk. Tüm röportaj yaptıklarımıza soruyoruz. 12 Şubat 2008 tarihinde Türkiye ‘ nin değişik siyasi görüşlerden, inanışlardan, yaşam biçimlerinden insanlar ülkesini seven insanlar bir araya gelip bir Düşünce Hareketi kurdular ve adına da Ayrımsızlar dediler. Ve ülkesini seven, diğerlerinin tercihine, inanışına, görüşüne , yaşam biçimine saygı duyan herkes bizim kardeşimizdir dediler. Ve amaç olarak da kişisel hak ve özgürlükleri savunmak, ülke içi kutuplaşmaları engellemek, insan hakları, özgürlük ve barış gibi kavramları yaymak olarak belirlediler. Buna göre Ayrımsızlar hakkındaki düşünceniz ?
Abdulrahman Dilipak : Düne göre bir çok şey daha iyi bir noktada. Gelişmeler doğru yönde ve ileri doğru. Sevindirici bir gelişme ise, artık herşeyi devletten beklemiyoruz. Toplumda giderek sivil bir bilinç gelişiyor ve kendilerini ilgilendiren sorunlar karşısından ideolojik ve politik reaksiyon yanında farklı sivil tepkiler de veriyorlar.. Ayrımsızlar da bu sivil insiyatiflerden biri olarak önemli.
Bu güne kadar bizi adına soğuk savaş dedikleri 3. Dünya savaşında sağ-sol, alev—sünni, Kürt-Türk diye ayırıp birbirimize karşı kışkırttılar ve kırdırdılar. Aynı ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine birilerine kendilerine iktidar ve servet üretti. Medya, mafya, sermaye, siyaset ve bürokrasi, STK ve DTÖ ler arasına sinmiş derin kadrolar, kayıt dışı siyaset güçleri, kayıt dışı ekonomi merkezleri süreci hep çıkmaza soktu. Artık bu işlere destek verenleri, bunların gayelerini daha iyi biliyoruz. Bundan sonrası için işler daha kolay diye düşünüyorum..
Sonunda her topluluk layık olduğu gibi idare olunacak. Allah cahil ve zalim bir kavme hidayet nasib etmez.. Biz kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe, Allah bizim hakkımızıdaki hükmünü değiştirmeyecektir.
Temel hak ve hürriyetler konusunda sivil güçler uluslararası bir dayanışma ile global tehditlere karşı daha güçlü bir muhalefet örgütleyebilirler..
Türkiye göz göre bölünmeye gidiyor.. Laikçi bir şizofrenik histeri, hukuk devletini, insan haklarını hiçe sayıyor, eğitim bitirildi, yargı bitirildi, ekonomi kilitlendi, yasama, yürütme ve yargı ayaklar altına alındı.. İrtica ve terör diyorlar.. Aslında bunlar da kriz lobilerinin siyaset yapma aracı, birileri toplumun farklı kesimlerinin çatıştırılması üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmeye çalışıyor.. Karanlık ve derin bir gücün zebunu olduk.. Bunların kadrolarında şeyh de var fahişe de.. Tanzimattan beri bu böyle. Soğuk savaşla birlikte yeniden yapılandırıldılar. İttihat Terakki Osmanlı’nın sonunu getirdi, bu kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı siyaset güçleri de Cumhuriyet’in temelini kemiriyor.. Medya, Mafya, sermaye, siyaset, bürokrasi, odalar, özerk kurullar, STK lar her yerde varlar.. “Topyekun savaş” açtıkları günleri hatırlayalım. İşaret fişeği “amiral gemisi”nin kaptan köşkünden işaretlenmişti 28 Şubatta.. Şimdi de “Topyekun saldırı”ya geçtiler. Gelecek günler, geçen günleri aratacak gibi, ama sonunda her şey daha iyi olacak.. Çünkü kazanacaklar ve kaybedecekler şimdiden belli..
Ayrımsızlar : Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu Türban Yasağıyla ilgili karar hakkındaki düşünceniz?
Abdulrahman Dilipak : Anayasa Mahkemesinin verdiği son karar krizi büyütecek, skandal bir karar bana kalırsa, Yargı kendini Milli İradenin, yasamanın üzerine çıkarttı. Bu bir yargı darbesi oldu sanki.. Millet adına karar veren bir mahkeme, Milletin inancını, tarihini, kültürünü, kimliğini görmezden geldi. Ayasaya maddeleri arasında hiyerarşi olduğunu kabul etti sanki..
Bu karar devletin, anayasa ve yasaların varlık ve meşruiyeti, temel insan hak ve hürriyetlerini düzenleyen uluslararası hukukla çelişiyor.. Bu karar Anayasanın özüne, sözüne, ruhuna, Anayasanın 90. Maddesine aykırıdır..
Öte yandan bu karar yeni bir yasak getirmiyor. Bir düzenlemeyi iptal ediyor. Bu düzenlemenin amacının pratikte uygulamasını yasaklayan bir durum yok. Ama birileri kriz çıkartmak istiyorsa onların eline koz verilmiş oldu.. Bu işten Cumhuriyet, Cumhuriyetin kurumları, yasama, yürütme ve yargı, toplumsal barış umudları yara aldı..
Ayrımsızlar : Peki Hocam bu karardan sonra Akp sizce kapatılır mı?
Abdulrahman Dilipak :Bu verilen karar bir nevi iddiaları , suçlamaları doğrulamış oldu. Sayın Hasan Celal Güzel' in ifade ettiği gibi. Bu verilen karara göre Akp'nin kapatılması gerekir . Ama tepkilerden çekinerek bu sefer farklı kararda verebilirler. Akp bunun öncesinde erken seçime gider diye düşünüyorum.
Ayrımsızlar : Sayın Hocam , röportaj için ve bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederiz.
Abdulrahman Dilipak : Bende sizlere teşekkür ederim.
Bu röportajın kaynak belirtmek ( www.ayrimsizlar.com / Ayrımsızlar Düşünce Hareketi ) şartıyla yayınlanması serbesttir.