ÖNEMLİ DUYURU : HAKKIMIZDAKİ SORUŞTURMA SONUÇLANINCAYA KADAR SİTEMİZ KAPALIDIR !!!

Can Ataklı Röportajımız... (Vatan)

Can Ataklı  Röportajımız... (Vatan)

Can Ataklı ile gündemi konuştuk , Akp'yi ve destek veren liberalleri verdi veriştirdi...Gündemdeki tüm konuları hakkındaki düşünceleri nedir?


10 Haziran 2008 22:50
font boyutu küçülsün büyüsün


AYRIMSIZLAR: Sayın Ataklı siyasi görüşünüz var mıdır, bunu öğrenebilir miyiz?

CAN ATAKLI: -Tabii ki var yani herkesin olduğu gibi..Ama öncelikle Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taş yapısını oluşturan laik,demokratik, sosyal devletten yana siyasi görüşüm var. Öncelikle ülke çıkarlarını öne alan birtakım ideolojilerin tek yanlı bakış açısına pek rağbet etmeyen bir düşünce tarzı diyelim.Yani  bunu böyle hani sağda, solda, şeriatta,laiklikte diye ayırmak istemiyorum ama Türkiye Cumhuriyeti’nin temel felsefesi var, ben kendimi orda hissediyorum.

AYRIMSIZLAR: Business Channel dan ayrılışınız bazı çevrelerce Kürtçe dublajdan olduğu söyleniyor. Fakat işadamı Hayrettin Ertekin bunu sizin kanala getirmiş olduğunuz 600 milyarlık bir yükten dolayı, yani maddi olduğunu iddia ediyor. Bu konuda söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

CAN ATAKLI: Şimdi o konuda şuanda konuşmak istemiyorum. Çünkü Hayrettin Ertekin dediğiniz kişi, Ergenekon davasından dolayı tutuklu. Kendisini kanalın sahibi olarak tanıtıyor ama benim sahibi olarak tanıdığım,tanıştığım Semih Sadi onun hiçbir hissesinin olmadığını söylüyordu. Ama o kişi de kumar oynatmaktan tutuklandı. Bir süre hapiste kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı ama hala yurtdışında olduğunu biliyorum.O konu için Kürtçe yayın konusunda bir tek Milliyet Gazetesi bir yayın yaptı. Ama ben o konuda hiçbirşey görmedim ne RTÜK’ten ne başka bir yerden ki Kürtçe dedikleri beş dakika süren bişey. Ayrıca aynı tarihte cumhurbaşkanı da güneydoğu da gezerek kürt sorununu çözecez diyordu. Bunun için öyle bir sakınca olduğunu zannetmiyorum ama bu konudaki bütün bildiklerimi 30 ağustostan sonra herhalde anlatmaya çalışacağım.

AYRIMSIZLAR: İnternette dolaşan bir ampul hikayeniz var. Bunun hakkında söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

CAN ATAKLI: Bakın tamamen bir mizah. Ben o konu da şaşırdım da …Yani bugüne kadar pek çok liderle ilgili, pek çok siyasi görüşle ya da şahısla ilgili hatta inançlarla, ideolojilerle ilgili espriler yapılır, bunlar mizahtır. Bu açıdan bakınca herkesin gülmesi lazım ama belli ki özellikle Akp kesimi mizahtan bir kere tamamen yoksun. İkincisi:önümüzdeki pazartesi günü yayınlayacağım; nedense tepki gösterenlerin % 99 u, tamamı sapık eğilimler içinde. Çünkü ampul hikayesine tepki gösteren 20-25 kişinin tamamı buna hep cinsel bir şekilde;”al onu başka tarafına sok” şeklinde ya da “bu konuda tecrüben var,bize de anlat” gibi şeyler yaptılar.Ben bunu çok sık görüyorum özellikle bu kendini daha dinci olarak tanımlayan kesimlerde çok Şiddetli bir eğilim bu cinsel birtakım küfürlü espriler.O çevreden gelen bütün eleştirilerin içinde bu cinsel içerikli ve sapıkça olarak nitelendireceğim espri ya da hakaretler var.ama burada beni üzen şu oluyor: Bu bir mizah unsurudur, bizim Bektaşi fıkralarımızdan siyasi fıkralarımıza kadar.Bunu bir mizah gibi almayıp çok ciddiye almak bana açıkçası komik geldi. Ama mizah duygusunu kaybeden bir toplum çok önemli bir değerini de kaybetmiştir. Çoğu zaman tek yanlı olarak bir düşünceyi sergilemeye çalışır.Bu bir anlamda bağımlılıktır, biat kültürüdür.zaten oradan geldi. Onun dışında herkes güldü, hepimiz güldük . Bunu  eleştirmek isteyen onu o şekilde alır. Gülen güler,  kızan kızar ama kızan hep aynı insanlar olunca şaşırtıcı oluyor tabi.

AYRIMSIZLAR: Kapatma davasına gelelim, Akp ‘nin kapatılma davasını doğru buluyor musunuz veya bir parti kapatmak sizce ne kadar doğru.?

CAN ATAKLI: Şimdi, çok tartışılan bir konu tabi.”kapatmayı ne kadar doğru buluyorsunuz!” Burada benim doğru bulup bulmamam ya da şahısların doğru bulup bulmaması hiç önemli değil.Bu ülkenin bir anayasası var ve anayasada parti kapatma var. Bugünkü siyasi iktidar da 6. yılını dolduruyor ve parti kapatmayla ilgili herhangi bir tedbiri yok.Yani altı yıldır bu anayasa duruyor ve özgürleşmek, sivilleşmek adına bir anayasa hazırlığına da giriştiklerini biliyoruz. Bunun taslakları da ortada.Ama bu 69. madde yani partiyi kapatan madde aynen duruyor.Venedik kriterleri ise 30 yıldır var. Kapatma davası ortaya çıkınca akla geliyor. Bu şaşırtıcı. Şimdi burada kapatmayı doğru bulmak,bulmamak bence yanlış. Anayasamızda varsa ve anayasanın en temel ilkesi ihlal ediliyorsa, cumhuriyetin temel felsefesi ihlal ediliyorsa bu parti kapatılabilir. Buna karar verecek olan biz değiliz. Kapatılsın ya da kapatılmasın deme hakkımız da yok. Mahkemenin kararına bakacağız. Bunun yanı sıra kapatılma var mı diye baktığımız zaman Dünya’nın bütün ülkelerine bakmak lazım özellikle demokratik ülkelerde. Demokratik ülkelerin hepsinde şu ya da bu şekilde kapatma hükümlerinin olduğunu görüyoruz. Ama efendim şiddete başvurmasıymış ta,savaşcı olmasıymış, ırkçı olmasıymış gibi ayrımlar ülkelerin kendi özel şartlarına göre olabilir.Ama sonuçta en demokratik ülkelerde bile parti kapatma diye bir suç olduğunu ve parti kapatma diye bir cezanın, parti kapatmaya neden olma gibi bir suç olduğunu görüyoruz. Avrupada da bugüne kadar pek çok partinin kapatıldığı zaten bugüne kadar yapılan çeşitli açıklamalarda önümüze serildi. Az olmasının sebebi parti kapatmayı çok antidemokratik bulmalarından değil bu tür bir ortam oluşmamasındandır.Türkiye’nin durumuna baktığımız zaman aynı yöndeki bazı partilerin aynı nedenlerle yıllardır kapatıldığını görüyoruz.Yani kimse keyfi, bunu beğenmiyorum da kapatıyorum demiyor. Ama iki tane temel ilkemiz var: Birisi laiklik,diğeri bölücülük. İkisi konusunda da yasalarımızda maddeler var. Bu yasalar çiğneniyorsa anayasa mahkemesi bu duruma bakar, kapatma ya da kapatmama kararı verir. Hepimiz bunu beklemek durumundayız.

AYRIMSIZLAR: Madem kapatılabiliyor , kapatılabilecek bir parti ; peki dış ülkelerin bu konuda ki baskılarına ne diyeceksiniz.

CAN ATAKLI: Dış ülkelerin baskılarını ben şu ana kadar çok hissetmedim. Sadece Türkiyede  ki bazı kaynaklardan beslendiği konusunda yaygın bir kanaat olan benim de ciddi kanaatlerim olan birkaç tane Avrupa birliği memurunun beyanları vardır. Diğer ülkelerse bunu bir genel tavır olarak, yani parti kapatma, bunu suç olmaması ya da bu nedenlerle parti kapatılmasını pek hoş karşılamadıklarını belirtiyorlar. Ama buna da hayır, asla kapatamazsınız gibilerinde bir baskı görmüyorum. Bunun olması için Türkiye’deki bazı çevrelerin  dış ülkelere talepte bulunduğunu biliyoruz sadece.

AYRIMSIZLAR:-Türkiye kaynaklı yani?

CAN ATAKLI: Evet.e bunu zaten yaşadık Türkiye’den ilanlar yayınlatıldı yabancı gazetelerde. Bizzat parlamenterler heyetinin başkanı Avrupa birliği komiserinden aman bu konuda bir açıklama çıkartın dedi, inkar edilemedi.hedef belki belirsiz kaldı ama bunu yapıldığı ortaya çıktı. Karşı tarafın kendi beyanlarıyla.

AYRIMSIZLAR: Anayasa değişikliğinden bahsettiniz.Anayasa değişikliğini doğru buluyor musunuz?

CAN ATAKLI: Hangi anayasa değişikliğini, hangi değişikliği?

AYRIMSIZLAR: Akp birçok maddesini değiştirmek istediğini görüyoruz. Peki sizce eksik olan yerler var mı?

CAN ATAKLI: Şimdi bakın anayasalar elbette değiştirilebilir. Anayasaların önemli olan felsefesidir, ruhudur. Ben bunu 1924 anayasasında alıyorum.Yani 1924 anayasasının ruhu ve felsefesi diğer anayasalara da giriş ve ilk değiştirilemeyen 4 madde olarak giriyor.Geri kalanı bizim oturup aramızdaki yapacağımız anlaşmalarla çağın bize getirdiği yeni konjonktürlerle oluşacak durumdadır. Akp nin anayasa değişikliklerinin tamamına yakını Avrupa Birliği’ne uyum yasaları gereğidir.Ve bunlar Akp hükümeti tarafında değil daha önceki hükümetler tarafından da hepsi hazırlanmış hatta yazılmış maddelerdir.Bir kısmı zaman yetmediği için bir kısmı koalisyondaki partilerin o andaki anlaşmazlıkları nedeniyle hayata geçmemişti. Ama tek parti durumu doğunca Avrupa birliği hedefi de bütün Türkiye nin hedefi olduğu  için bazı maddeler hızla geçti. Burada temel sorun şudur; anayasanın bir de tamamını değiştirme arzu ve hevesi var. İşte burada tartışma çıkar. Çünkü anayasalar benim mantığıma göre ve dünyadaki yaygın hukuk anlayışına göre seçilmiş parlamentolar tarafından yapılmaz. Yapılamaz değil yapılmaz.Çünkü o işin ruhuna aykırıdır. Anayasalar ha bire  yapılmaz. Anayasalar büyük savaşlar, büyük iç savaşlar,çok büyük yıkımlar ya da darbeler ya da ihtilaller sonucunda oluşur. Anayasayı yapanlar burada çeşitli kişi ve grupların çıkarlarını değil tüm ülkenin çıkarlarını ve uluslar arası hukuku esas alırlar. Ama seçilmiş bir parlamentoya anayasayı yeni baştan yaz derseniz o zaman o partilerin tabanlarının görüş ve arzuları ister istemez buraya yansır ve en azından konsensüs sağlanmasında zorluk çıkar. Halbuki anayasa bütün yasaların üstüdür. Burada belirli görüş ve çıkarlar esas alınmaz. Anayasada temel felsefe,temel devletin yapısını oluşturan ruh alınır. Türkiye’deki anayasa maalesef  gelişmiş, çağdaş, demokratik ülke seviyelerinde değil. Örneğin Amerikan anayasasında10 madde vardır, İngiliz anayasasında 15 madde vardır. Diğer ülkelerin anayasaları bizim bildiğimiz gibi 75 maddeden oluşmuyor. Biz onu biraz ayrıntılı yapmışız. Bu bir hata ama belki Türkiye nin özel şartları nedeniyle bu oluştu. Bugün Amerika o 10 üzerinde 72 milleti aynı ruh,aynı heyecan,aynı eşitlik ilkesinde buluşturabiliyor.

AYRIMSIZLAR: Çerçeve anayasa daha mı doğrudur.?

CAN ATAKLI: Daha doğrudur. 10 maddelik bir anayasa ama 171 maddelik hukukumuz olabilir. Ama bütün temel felsefe o ruha uygun davranabilmek.Onun için de mesela Amerikan anayasasında bir maddenin değişikliği minimum 3 yıldan 10 yıla kadar giden bir süre içinde olabiliyor.Yani bugün “karar verdik değiştirelim” bizdeki gibi; son mesela türban konusunda yapılan gibi hadi karar verdik  Bu maddeyi böyle yapıyoruz deyip te iki gün görüşme arkasına iki gün düşünme payı sonra bi iki günlük daha görüşme yapıp ta kabul ettim diyemezsiniz. Ama bizim gibi çok maddeli anayasalarda bu ister istemez oluyor. Evet anayasa değişiklikleri elbette yapılabilir ama anayasanın tümünü seçilmiş bir parlamentonun yapmasının çok sayıda sakıncası var.yapamaz mı ? Hayır yapamaz değil, yapmamalı.

AYRIMSIZLAR: Peki Akp’yi samimi bulmadınız mı? Bir konsensüs olması için bir araya mı gelemediler…?

CAN ATAKLI: Hayır ama öyle bişey olmadı Akp benim gördüğüm kadarıyla sadece işine gelen konularda bir konsensüsten söz ediyor ve bir güç arıyor. O gücü zaten kendinde bulduğu an yapıyor, bulamadığı zaman bunu söylüyor .Ama konsensüs arayışını hiç görmedik. Benim gördüğüm bugüne kadar bu hükümet sadece ben halktan %47 oy aldım. Daha önce de %34 oy aldım, parlamentoda şu kadar temsil ediliyorum. O halde ben istediğimi yaparım. Bu mantıkla bugüne kadar geldiler. Ben bunu demokratik bir anlayış olarak kabul etmiyorum. Sadece göstermelik olarak söylenen bir demokrasidir. Kişisel kanaatim Akp nin demokrasiyle hiçbir şekilde ilgisinin olmadığı sadece yapılanların bugünkü sisteme ayak uydurduğunu göstermek ve göz boyamak adına yapıldığıdır. Çünkü hiçbir işinde demokrasinin bırakın izini gölgesini görmüyorum.

AYRIMSIZLAR: Yani ben şuna da değinmek istiyorum.Eğer bir anayasa değişikliği olacaksa partiler temsilciler kurulu oluşturmalı ve buna partiler katılmamalı mı? Bunu mu söylemek istiyorsunuz?

CAN ATAKLI: Şu aşamada şuan mevcut bir anayasa var. Bu anayasada belki tadilat yapılır. Sıfırdan yazmak diyorsanız bunun görevi kurucu meclislerindir.Yani daha sonra siyasetten nemalanmayacak olan daha bilgili, hukuktan daha anlayan her konuda daha yetkin isimlerin hiçbir çıkar gözetmeden tamamen devletin kuruluş felsefesini göz önüne alarak yazacakları bir anayasadır. Doğrusu budur. Ama biz on yılda bir anayasa yazamayız. Onun için ben şuanda yapılan çabayı yanlış görüyorum. Bir de şunu da hakaret olarak alıyorum; daha çağdaş, daha özgür, daha demokratik…Yani az önce de söylediğim gibi ben bu Akp iktidarında demokratik olan hiçbir şey görmüyorum. Göstermelik çok var. Ama demokratik yok. O zaman neyin daha demokratik olması, neyin daha çağdaş olması arzulanıyor bunu da anlamak ta zorluk çekiyorum.

AYRIMSIZLAR: Sayın Ataklı bildiğiniz gibi bir Ergenekon operasyonu var. Hala daha faaliyette olan..Ergenekon var mıdır,böyle bir çete var mıdır yoksa Akp nin kapatma davalarını vs örtbas etmek,intikam almak adına oluşturduğu bir şey midir?

CAN ATAKLI: Şimdi Ergenekon bir kere kapatma davasından önce çıktı.Kapatma davasının üzerine çıkan bir şey değil onun için ben onu ona bağlamak istemiyorum. Ama kapatma davasıyla birlikte bunun da bir şekilde kullanıldığı konusunda ciddi endişelerim var. Bu bir. İkincisi Ergenekon dediğimiz yapılanmaya bakıyoruz.ben bunu gerçekten Türkiye’de darbe yapıp ta iktidarı ele geçirecek bir güç olduğunu görmüyorum ve inanmıyorum. Ama bunu da inkar etmiyorum. Bu tür insanlar her zaman vardır,olabilir, bir araya gelir. Ama bir araya gelenlere bakıyoruz ,birkaç tane yazar, bir iki gazeteci, bir iki akademisyen ve ondan sonra kimi asker emeklisi belirli aşamalardan emekli olmuş astsubayı da var,subayı da var.Birkaç tane esnaf diyebileceğimiz ama işte böyle birtakım mafyavari ilişkiler içinde olmuş insanlar. Şimdi bakın bir ülkede eğer darbe yapacaksınız bu cunta hareketi olacaksa bunun arkasında silahlı güç olmak zorunda. Eğer bunun arkasına silahlı bir güç koymazsanız bu sadece bir think tag grubundan öteye gidemez. Türkiye’de bunun böyle olmadığını görüyoruz. Yani emekli bir takım subaylarla ya da elinde askeri birlikler olmayan ama bu işe bir şekilde bulaştığını hissettirmiş subaylarla bir cunta hareketi kuramazsınız. Ama geçmişten kalan birtakım delileri de göstererek Türkiye’ yi yine karanlık bir döneme itmek istiyorlar şeklindeki söylem çok prim yapıyor. Ve bugün herkes askerlerin siyasete müdahale etmemesi gerektiğini zaten söylüyor. Benim gördüğüm kadarıyla Ergenekon diye yapılandırılan bu olayı bir çevre aşırı sömürerek kamuoyunun önünde “işte bunlar darbe yapacaklar” diyerek bir propaganda yapıldığını görüyorum. Kapatma davasıyla birlikte de daha kararsız kalan bir kesime bak bir tarafta askeri darbe geliyor, öbür tarafta da işte demokratik bir hükümet var. Seçimini kendin yap gibi bir politika uygulanıyor. Bunun için ben bunun dışında kalıyorum, Ergenekonu ben hiçbir şekilde ciddiye almadım.Yokturunu söylemiyorum. Bu türlü insanlar vardır. Ama bunların gücüne,yaptırım gücüne daha çok bakmak lazım.Böyle bir güçlerinin olmadığını görüyorum.Yani üç tane emekli paşayla bu iş olmaz.ya da kuvvet komutanı bile olsa. Bunu daha önce ki ay ışığıydı, sarıkızdı gibi şeylere bağlayabilirler. Ama burada da şunu görüyoruz ; silah çok önemli bir güç silahı olan herkes her an bu tür bir şey düşünebilir. Önemli olan bunları ne kadar uygulamaya sokabildiği ya da bunu yayma imkanı bulabildiğidir. Şimdi buna bakalım. Eski deniz kuvvetleri komutanının günlüklerinden anlatılan bazı olaylar var ve biri diyor ki darbe hazırlığı.Ama olmamış.olmadığı gibi bir de mahkum edilmiş .Yani kendi işçileri mahkum edilmiş. Bunu insanlar düşünebilirler.Burada otururum üç arkadaşımı toplarım ya bu ülke böyle gitmiyor kardeşim silahlanmak lazım. Şurayı şurayı halledersek, buraya da el koyarsak biz ülkede askeri darbe yaparız.E yap o zaman. Böyle bir durum var. Onun için hele geçmişte düşünülür kapanılır. E ben size söyleyeyim 12 eylül den bu yana acaba kaç tane paşa ya da subay aralarında oturup darbe planı yaptılar. Bu gayet normal yapılabilir. Şuanda da yapan vardır. Nasıl uygulayabiliyor sunuz ya da taraftar bulabiliyor musunuz o önemli. Söylenen iki operasyonda öyle ya da böyle hiçbir şekilde başlamadan ve yaygınlaşmadan bitirilmiş zaten.Onun için de bunlar bana özellikle Türkiye de son yıllarda çok palazlanan kendi ülkesinin değerlerinin çok fazla farkına varmayan ve liberallik adı altında Türkiye ye her türlü hakareti yapmayı kendilerince marifet sayan bir kesimin söylemi olarak görüyorum. Gülümsüyorum , başka da bir şey demiyorum.

AYRIMSIZLAR: Bu söylediklerinizden şunu anlıyorum: insanlar tabi ki de düşünebilir. Düşünme varlıkları. Önemli olan faaliyete geçip geçmemeleridir.

CAN ATAKLI: Hayır o kadar basit değil ama..O anlamda söylemiyorum.yani bunlar olmamış.Yapmak isteyebilir. İstiyor diye sen bütün silahlı kuvvetleri darbeci ya da bugünkü hükümeti eleştiren herkesi darbeci, cuntacı sınıfına sokamazsın. Hani düşünce aşamasındaydı o zaman mühim değil anlamında söylemiyorum. Konuşulabilir tabi konuşuldu. hiçbir şey olmamış.olacak dendi, olmadı.bunu yaygınlaştıramazsınız.

AYRIMSIZLAR: Türkiye de şunu görüyorum ben ;insanlar sağ,sol diye ayrılıyorlar gerçekten de.mesela sağ tarafın elinde ne var Ergenekon var,sol tarafın elinde Akp kapatılma davası..

CAN ATAKLI: Onu da ben sık sık vurgulamaya çalışıyorum.Türkiye de böyle bir kutuplaşma yok. Böyle bir kutuplaşma olsun isteyenlerle ,var diye bunun yaygarasını çıkaranlar var.Türkiye bence böyle bir gerginliği yaşamıyor.Yani Türkiye de bir taraf katı bir şekilde Akp’li olmuş ve o değerlere sahip, anayasaya düşman, laiklere düşman, Atatürk’ e düşman..öbür tarafta da işte başta Ergenekon yapılanmasıyla bütün dine düşman,şeriata düşman…Hayır böyle bir şey yok. Bunun böyle olduğunu söyleyenler,böyle olması gerektiğini söyleyenler var.

AYRIMSIZLAR: Peki kim bunlar?

CAN ATAKLI: Bir; Akp ,iki; onlardan maddi olarak ta çok yararlandıklarını zannettiğim liberal bir kesim. Neden çok sesleri çıkıyor? Çünkü medyanın çok önemli köşeleri bu isimlerin ellerinde. Bakın bugün özünde Akp li olup ta medyada,gazete ve televizyon dünyasında çok öne çıkmış bir iki isim var.Geri kalan bugünkü Akp yi, türbanı, dini değerleri ya da ülkenin bir dini referanslarla yönetilmesini isteyenlerin hepsi aslında dinle ya da şeriatla asla alakaları olmayan, asla Akp li olmayan ama kendilerini demokrat ,hukukıa bağlı, Avrupa birliğine bağlı insanlar olarak tanıtanların sesi sayesinde böyle oluyor.Türkiye bu insanlar yüzünden kavramlarını kaybetti. Bugün Akp nin temel felsefesini iyi anlatan beş tane Akp’li bulamazsınız. Ama elli tane liberal ya da işte kendisine üstün diyen, dostluk, birlik, kardeşlik diyen insan bulursunuz ama bunların medyada sesi çok çıkıyor.bu çevre sokağa çıktığın zaman bu gerginliği görmüyosunuz.seçimin ertesi günü bile ben sokakta böyle bir gerginlik görmedim. Kapatma davası oldu. Tesadüf eseri de olsa 15 gün içinde 7-8 tane ile gittim. İnsanlar arasında tek başıma dolaştım.Böyle bir gerginliği ben görmedim. Tevekkül içinde bekliyorlar; olabilir, olmayabilir. Kapansın, kapanmasın, suçlular, değiller…Bu ayrı. Bu tartışmalar yapılır ama bize dayatılan gerginleşti, kutuplaştı…Yok böyle bir şey. Benim tespitim tabi.

AYRIMSIZLAR: Ilımlı insanlar yok sayılıyor yani Can bey. Dediğiniz öyle mi?

CAN ATAKLI: Hayır,ılımlı insanlar dediğimiz zaten bunu anlatıyorum, ülkenin genelini de bu oluşturuyor.Yani bu insanlar arasında bir kavga yok diyorum. Bu kavga yaratılmak isteniyor diyorum.Yani durup dururken sanki böyle bir ayrım varmış gibi. Hayır yok. Biz bunun provalarını daha önce de gördük. Kahramanmaraş’ta gördük, Çorumda gördük, Sivas’ta gördük. Neden yok şimdi. Kimse kimseye bakın karışmıyor. Ama benim dışişleri bakanım Avrupa ya gidiyor diyor ki; Müslümanlar üzerinde baskı var. Soruyoruz; hangi konuda? Bir tek konu diyorlar: türban, üniversite o kadar. E şimdi bunu da ben Müslümanlara baskı olarak söyleyemem. Bugün Türkiye de dini inancını ve dini yaşam biçimini uygulamak isteyen hiç kimseye bir baskı, ona karşı yıldırma yok. Kuralları var ülkenin. Devlet katında olamazsın diyor,o kadar. Bu da baskı değil yani.

AYRIMSIZLAR: Peki medyanın bu konudaki eğilimleri kutuplaşmayı sağlıyor mu veya kutuplaşmayı engelliyor diyebilir miyiz?

CAN ATAKLI: Şuanda engellemiyor, varmış gibi gösteriyor. Ama ben diyorum ki ben bunu kamuoyunda görmüyorum.Yani bunun yansımasını orda görmüyorum.Sadece uçlarda görüyorum. Belli bir kesim yani Akp nin bazı sözcüleri ve dediğim bir liberal kesim var.Daha doğrusu kendilerine liberal diyen..Onlar çok gürültü çıkarıyorlar. Ama medya da ellerinde. Bakıyorsunuz  on tane gazeteci hep o isimler var. Burada da var (Vatan Gazetesinde ) , hürriyette de var, ötekinde de var, hepsinde var. Yani o zaman ortada varmış gibi insanlar tedirgin oluyorlar. Sonra sokağa çıkıyor, bu yok. Kahvesine gidiyor yok. Bakın kapatma davası oldu. Normal şartlarda bu ülkede kahvede, şurda, burada tartışmaların,kavgaların çıkması lazım. Bakın o bile olmuyor. Geçenlerde on-onbeş yıl önceki gazetelere bakıyordum..Seçimde sandık başında çıkan kavgalarda 19 kişi öldü diyor. Kutuplaşma daha vahimdi belki de. Şu anda o bile yok. Kapatma davası yüzünden Türkiye nin hiçbir noktasında bir çatışma, bir vuruşma çıkmadı. Ama bakıyorsun kutuplaşma,yaşam biçimi, öteki….Ya öteki diye bişey yok. Kim,ne zaman bunu çıkardı.Sen bir dönem kendini beni buralara sokmuyorlar diye hissediyoduysan da o benim suçum değil.Ya da sizin suçunuz değil. Kim öteki?!Türkiye ilk defa bir başbakanın ağzından biz-onlar diye bir şey duyuyor. Bu beni çok rahatsız ediyor. Biz dediğiniz kimsiniz diye soruyorum. Siz kimsiniz peki?! 16 milyon seçmene ihanet edemez diyor. Ne demek!16 milyon oy verdi, peki öbürü…Vermeyen…O zaman noluyor, bana televizyonda saldıran.demagoji yapıp ta sayın başbakanım değil mi dedi ben de değil dedim.Öyle diyorum.Çarem kalmıyor e değil o zaman..

AYRIMSIZLAR:  Başbakanın diğer insanları ötekileştirmeye çalıştığını mı düşünüyorsunuz?

CAN ATAKLI:  Hayır, ötekiler diye bir kavram attığını ve kendisini öteki diye kabul ediyor. Diğerlerini de bu taraf oluyor. Bir tür dayatma oluyor, biz bu güne kadar alışmadık Türkiye’de sen, ben bizimkiler onlar gibi kavramlara alışmadık. Ama bu iktidarda şunu görüyoruz ‘’biz ‘’ dediklerine engin bir hoş görü ve bir takım olanaklar sağlanıyor ‘’bizden’’ değil dedikleri herkese de karşı da dediklerine garip engeller var bunların kimisi yasal hale de getire biliyorlar, kimisine bir takım yaptırımlarla, kimisini psikolojik olarak. Ama bunu yaptıklarını ben görebiliyorum ve bu beni çok rahatsız ediyor.

AYRIMSIZLAR: Akp’nin şeriat kanunu getirmek için çabalarından bahsedildiği bir dönemdeyiz, Türban serbestliğini amacı veya bu sizce bu bir ilk adım mı?

CAN ATAKLI:  Şimdi bu yeni bir kavram değil her ne kadar biz Erbakan’ın devamı değil dese de. Din eksenli siyaset çok uzun yıllardan beri devam ediyor yani bu Osmanlıdan beri var bir şeriat devleti olan Osmanlı Devletinde çok enteresandır hep din isyanları var şeriat isyanları var. Din elden gidiyor isyanı var ki Osmanlı imparatorluğunun yapısı şeriat devleti halife başta oturuyor şeyhülislam var ki ona rağmen bu hareket hep devam ediyor. Tabi ki buradaki en önemli olan cumhuriyet ve laikliktir. Cumhuriyet ve laiklik dini referans almak isteyen zihniyetin önündeki en büyük engel ve en büyük öfkedir.  O zamandan beri devam ediyor, bu zaman zaman daha yukarılara çıkabiliyor zaman zaman iniyor, şu anda maksimum noktasında bu ben bugün AKP’ye oy veren ve onun milletvekili olan herkesi şeriatçı Türkiye’yi laik çizgisinden çıkarmak isteyen Cumhuriyet düşmanı olarak kabul etmiyorum. Ama şöyle bir gerçeği de görüyorum Türkiye de cumhuriyetin temel ilkelerine tamamen karşı olan Türkiye’yi tamamen şeriat devleti gibi yönetmek isteyen insanlar var mı? Var oranı nedir 5 ve 8 arasındadır. Ama bu gün 5 ve 8 arasında olan bu kesim Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetiminin  % 95’ine hakim. Sorun budur.bu gün her yerde söylediğim şu var Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının oluşturduğu listedeki isimleri alın bir kenara koyun  geri kalan Türkiye’nin yelpazesidir. Ama burası tamamen yönetimde günlük koşulları, ekonomik koşulları, bir takım sosyal koşulları nedeniyle herkes bu gerçeği göremeye bilir, benim bir bakışım bu. Onun için bu kesim çekildiğinde Türkiye rayına oturacaktır çünkü bu dediğim kesimin zihniyetinde ‘’sabah politikası’’ vardır bu gün türban yarın Kur an Kursları öbür gün hoca sorarak bazı şeyleri yapma hatta şunu bile getirmek istediklerini Avrupa bile söyletirler, neyse ki Türkiye onu hemen kabul etmedi efendim laiklik konusunda ombudsman   gelsin felsefe şeyhülislamlık getirmeye çalışırlar, eskiden şeyhülislam dine uygundur diye fetva verirdi şimdi bir ombudsman  getirelim o da laikliğe uygun desin diye neyse ki bu aptalca şeyin hemen önüne geçildi. Şimdi bu zihniyet hep var adım adım tuğla tuğla gelir. Bu iktidar bir hata yaptı iyi ki de yaptı diyorum ben çünkü yapmasaydı bu adım adım gidecekti giderek yavaş yavaş alışacaktık ve bir çok şey de alışıldı, bakmayın pek çok şey törpülendi  ve alışıldı ama bundan sonra ne olur bilemiyorum.

AYRIMSIZLAR:  Türban konusunda bakış açınızı öğrenebilir miyiz?

CAN ATAKLI:-  Türban beni hiçbir zaman rahatsız etmedi ne zaman rahatsız etti bunun bir siyasal simge gibi, bir üniforma gibi zorla dayatılmasına hep ben karşı çıktım. Senelerdi yazı yazıyorum kendimi tarif ediyorum ben laik Atatürkçü, cumhuriyetçi, demokrat hukuka bağlı bir adamım diyorum. 

AYRIMSIZLAR:  Eğer iktidarda olan parti CHP olsaydı ve türban serbestliği konuşulsaydı bu kadar tepki olur muydu?

CAN ATAKLI: Eğer bu gün CHP deseydi ki türbanı üniversitelerde serbest bırakalım tepki bu kadar olmaya bilirdi. Neden olmayabilirdi çünkü; bir takım siyasi görüşlerin, dini inanç da dahil bunun içine, eğer bunu siyasetle yoğuruyorsanız o zaman iktidarın yapılarının çok önemi vardır çünkü iktidarlar  aynı zamanda ülkedeki yaşam iklimini de oluştururlar veya eğilim olarak dini referans alarak dini istismar ederek iktidarda kalmak  isteyen bir görüş öncelikle türbanı serbest bırakıyorsa bunun uygulamasında oluşacak iklim Türkiye’nin hızla daha İslamcı daha dinci bir rotaya doğru kaymasına daha sebep çabuk olur. Ama laik olduğunu demokrat siye hukuka ve Avrupa birliğine yaktın olduğunu bildiğiniz başka bir iktidar bu alanda türbana özgürlük veriyorsa, O türbanın istismar edilmesi ve ülkenin daha dinci daha şeriatçı bir akıma gitmesi aynı oranda hızlı olmaz. Hatta bazı şeyler vardır, bazı kavramları aslında ona karşı olan iktidarlara yaptırmak daha iyi bile sonuç verebilir. Yani diyelim ki adım başı yapılan camiler var bu camilerde sesi sonuna kadar açılan mikrofonları  CHP iktidardayken kıstırmanın yaratacağı öfkeyle AKP iktidarının : kısın kardeşim bu kadar bağırmayacak demesinin farkı vardır. Aynı iştir ama bunun psikolojik farkı vardır iklim farkı vardır. Ayni şekilde de AKP iktidarının türbanı serbest bırakın demesi CHP ya da sol iktidarın demesi arasındaki tepkisel farklar olacaktır. MHP’nin iktidar olduğu bir dönemde apo’nun  idam edilmemesi gibi, eğer o gün MHP iktidarda olmasaydı idam cezasının kalkması konusunda, apo’ya bağlamak istemiyorum yanlış olabilir, ama Türkiye de idam cezası idam cezasını çok gerekli gören bir parti tarafından kaldırıldı onun için toplumsal tepki en aza indi. Eğer o gün MHP gibi bir parti parlamento dışında olsaydı tepki çok daha şiddetli olabildi çünkü onlar iktidarda olmadıkları için çok yüksek sesle bağıracaklardı ama iktidar olduklarından dolayı bu tepki azaldı. iktidarlar bir iklimle yaratırlar bu çok doğal, bu gün Türkiye de sol bir iktidar sol bir iklim yaratır, bu günkü iktidarın yaratığı iklim Türkiye’nin hızla daha İslamcı bir ülkeye gidişi, bu ruhlarda olmayabilir davranışlarda oluyor. Bu gün, şöyle en azından ben kendi kafamda netleştirebiliyorum, bu iktidarın en hassas olduğu konulardan biri yani kendilerine daha inançlı daha dindar diyenlerin hassas olduğu konulardan biri, alkol kullanımı, bu gün Konya iline gidiyorsunuz bir tane bile içkili restoran bulamıyorsunuz ama Konya’daki tekel satışlarına baktığımız zaman Türkiye’de birinci. Demek ki insanlar ruhen olmasa bile davranış biçimi olarak bu tarafa meyil ediyorlar. Sonuçta siz baktığınızda karşınızda içki içilmeyen bir kent başı açık gezilmeyen bir kent, camilerin çok dolu olduğu bir kent, cuma namazlarında dolup taştığı bir kent görüyorsunuz ama ruhlar öyle değil, demek ki insanlar o zaman uyum sağlamaya çalışıyorlar çünkü aksi taktirde toplumdan dışlanacaklar ya da bu toplumda amaçladıkları gibi bir takım kazanları olmayacak, bu 3,5 yıl böyle olur ondan sonraki 10 biraz daha gönülden olur 20 yıl sonra yetişen nesille birlikte, çünkü yetişen nesil daha önce davranış biçimlerini hiç bilmedikleri için tamamen bu iklimde doğar ve o 20 yıl sonraki nesil daha İslamcı daha dine yatkın, daha bilimden kopuk, sanatta, eğitimden kopuk hayat biçimini benimsemiş olarak yola devam eder. Benim için tehlike bu. Onun için bu gün şiddetle karşı çıkıyorum.

AYRIMSIZLAR:  Peki bu söylediklerinizin gerçekleşme ihtimali var mı?

CAN ATAKLI:  Çok yüksek hem de. Bu böyle başlıyor bu gün İstanbul’da 20-25 binin üzerinde insanın tarikat evi olduğu söyleniyor, bunlar benim uydurmam değil polis kayıtlarında. 3-5 öğrenci değil 26 bin. Bunlar şöyle ana babası yok-,

AYRIMSIZLAR:  Türkiye genelinde mi?

CAN ATAKLI:  Hayır, İstanbul’da.  26 bin aile var. Bu da şöyle ana-baba sınız, 2 öğrenci alıyorsunuz, yada pansiyon tutuyorsunuz 8 öğrenci alıyorsunuz. Böyle 1 ile 15 arası öğrencilerin yararlandığı 26 bin. Aile bir yaşam biçimidir orada bir iklim vardır. Siz üniversiteye yeni gelmiş ya da lise okumak üzere gönderilmiş 14, 15 yaşlarındaki çocukları o ortamda büyütüyorsunuz, bunun 15- 20 sene sonrasına bakın, nasıl şimdi bize cumhuriyet okulları köy enstitülerinin oradan yetişecekler ülke yönetiminde aydınlık vs. diye hayal edilmiş aynı hayal burada da var. 1974 yılında imam hatip liselerinin ilahiyat dışında diğer dallara da gitmesinin yolu açıldı. Bu gün siyasal bilgiler fakültesinden mezun olan din eksenli bir takım iklimden gelip de mezun olanların % 90’ı idari bölümleri seçiyor. Bu gün Türkiye’deki kaymakamların hepsine baktığımız zaman çok ciddi oranda imam hatip kökenli ya da belirli tarikat okullarında yetişmiş insanlar görüyoruz, bunların hepsi kaymakam, kendi bulundukları yerlerde 1. Derecede mülki amir yani onların şeriat hükümleri uygulayacağım demesine gerek yok. O köşe başı tutuyor günü geldiği gün onlar birden bire kendi yaşam alanlarını kurabilir, ben bunu bir tehlike olarak görüyorum.

AYRIMSIZLAR:  Az önceki konuşmamızdan kaydettiğim şu dine yakın bilime uzak diye bir tabir kullandınız, peki siz dine yakın olan insanların hepsinin bilime ve sanata uzak olduğunu mu düşüyorsunuz?

CAN ATAKLI:  Türkiye’deki örneklerine baktığım zaman onu görüyorum, bu ülkenin %99 Müslüman, hepimiz Müslümanız, ama Müslüman kimliğinle ısrar ve dayatmacı bir biçimde öne çıkaran ben daha bir bilim adamı ve sanatçı göremedim. Dünya ya da Türkiye çapında başarılı birini görmedim, bunu söylediğimde bana kızıyorlar, ben diyorum ki; türbanlı olup da kendi alanında çok başarılı olmuş bir isim var mı? YOK! Dünyada var mı? YOK! Demek ki bu engelleyici bir şey.

AYRIMSIZLAR:- Peki bundan kaynaklanıyor olabilir mi? Üniversitelere türbanlı kızlarımızı sokmuyoruz, türbanlarınızı çıkarıp öyle geleceksiniz diyoruz

CAN ATAKLI:  Yoo giren giriyor, çeşitli yöntemler buluyorlar giriyorlar.

AYRIMSIZLAR: Onları okutmadığımızdan kaynaklanıyor olabilir mi ve ya da sınırladığımızdan?

CAN ATAKLI:  Ama ben şuna inanıyorum temelden itibaren din eksenli geldiği zaman bilimle pek uyuşamıyor yani bilimsel bir takım verilerle çok uyuşamıyor. Bilgisayar operatörü gibi oluyorlar yani bilim konusunda kendini geliştirmiyor sorgulamıyor bilim her saniye sorgulamadır bunu buldum bunu buldum anda soru yine soruyorum. Evet şu anda çok iyi teknik okullarından mezun olan, kendini dindar sanan şeriatçı kafaya da sahip olduğunu saklamayan bilgisayar mühendisleri, doktorlar var, ama benim gördüğüm ve tanıdığım hiçbirinde bilimsel bir atak hiçbir çalışma yok .Çünkü o inançlar manzumesiyle bilim her zaman çatışıyor. O zaman sadece taktik oluyor, gribe teşhis koyuyorsun , tomografi yapıyorsun, ultrason yapıyorsun ve bunları makine kullanır gibi yapılar bunu hissediyorum ben bu güne kadar görmedim kendini geliştiren. Bilim ve din özellikle orta çağ Avrupa’sından daha önceki çağlarda bilim ve din birlikte zaten yani dinde gerçeği arıyor, bilim dinden çıkıyor ama orta çağa doğru geliyoruz ondan sonra bir ayrım başlıyor çünkü din bir siyaset biçimi de oluyor. Neden? Çok geçmişte din adamı dediğimiz bir kesim vardı önce tanrılar var tanrılar insan değil diye batıyorlar, din insanlara uyuyorlar bilim zaten orada derken tanrılar yok oluyorlar rahipler var, rahipler bilginin sahibi çünkü onlar bilgiyi arıyorlar, araştırılıyorlar toplumu onlar geliştiriyorlar ama bu giderek  genişliyor genişlediği zaman herkesi rahip yapamazsın, bu sefer dindarlık diye bir şey çıkıyor, dindarlık çıkınca bağnazlık başlıyor 3 bin yıl önce dinde bağnazlık yok ama sıfırdan itibaren dinde bağnazlık var yani artık topluma çok yayıldığı için dayatmacı hale geliyor o zaman bilim bunun içinden kopuyor bilim koptuğu zamanda din tarafında kalanlar bunu inkar etmeye başlıyorlar, karşılıklı inkar. Onun için bu çağa kadar geldiğinde çok aşırı biçimde inancı öne çıkaran bir insanın bilimsel bilgiye rabet etmediğini görüyorum, onun için de diyorum ki dindarlar dini öne çıkarıp bununla egemen olmak isteyeni ayırmamız gerekiyor.

AYRIMSIZLAR:  Dini yanlış yorumlamaktan kaynaklanmıyor mu?

CAN ATAKLI: Dini yanlış yorumlayan normal, sıradan vatandaş değil o duyduğunu yorumluyor çünkü bilmediği için birine soruyor. Tabi ki bunu istismar edenler de var

AYRIMSIZLAR: Yanlış yorumlamak mı bu?  

CAN ATAKLI: Büyük ihtimalle tabi. Dinin yanlış uygulandığını zaten ben onu baştan beri kabul ederek söylüyorum. İşin felsefesine inersek diyorum, işin felsefesine inersek burada bir çatışma var ve bu çatışmadan çıkar sağlayanlar da var. Bu çıkar sağlayanlarda işte dini siyasete alet ederek egemen olmak isteyenler. Çünkü dini siyasete alet ederek egemen olduğunuz zaman dünyanın en kolay yönetim biçimini bulmuşsunuzdur . Çünkü orda bir ad vardır sorgulamak yoktur, eleştiri yoktur. Onun için ben Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını eleştirirken diyorum ki aldıkları kültür bu çünkü imam hatip olarak yetişmişler. Bu gün camide imam hutbesini okuduğu zaman cemaatten biri kalkıp buna itiraz etmez ya da sorgulamaz en fazla aklının ermediği bir şeyi sorar, eleştirmek adına, sorgulamak adına, öğrenmek adına sorgulamaz onun için şaşırıyorlar eleştirilince şaşırıyorlar benim lafımı eleştirir çünkü Allah kelamı gibi düşünür. Yapı o. Yani benim söylediğim doğru diye değil aldıkları eğitim o. Bir kişi konuşur öbürü de buna biat eder. Din yönetimi de işte bu, onun için tarih boyunca da sıfırlı yıllardan itibaren dini öyle kullanmışlar, uy sesini çıkarma. Sesinizi çıkarmadınız, sormadınız zaman bilime giden yolu bulamazsınız.

AYRIMSIZLAR:  Demin de örnek verdiniz Konya’da hoca hutbeden içme arkadaş diyor vatandaş bunu uyguluyor mu?

CAN ATAKLI:  Uygulanıyor elbette binlerce yıl geçiyor bir toplu oluşuyor, herkese din yayıldığı zaman sorun çıkıyor yönetmek için de bunu yapıyorsun. Konya ili içinde içki içemiyorsun kadınların büyük bir bölümü türbansız ya da başı açık gezemiyor özellikle esnafın kalıcı esnafın % 90 Cuma namazına gitmek zorunda hissediyor kendini, mutlaka oruç tutuyor tutmasa bile tutuyor gözüküyor yani bu iklimi de yaratıyor baskıyı da kuruyor o zamanda itiraz edemiyorsun.

AYRIMSIZLAR:  Dini siyasete alet etmek gibi bir kavram kullandınız az önce peki bunu bütün siyasi partiler yapmadı mı? Mesela CHP’nin deniz Baykal’ın dua okunarak başlayan konuşmaları vardı..

CAN ATAKLI:  O zaten oraya oturmuyor, yakışmıyor da ve de etkili olmuyor. CHP’nin dini siyasete alet etmesi şudur; Türkiye’nin % 99 Müslüman hepimiz Müslümanız elbette kendini Müslüman olmayan vardır, kendini Müslüman hissetmeyen de vardır. Ama bu ülke genelde baktığında bu. CHP şunu da yapmayacak tabi ki ben laikim dine karşıyım dinsizim bunu ara sıra göstermek zorunda. Bu gün silahlı kuvvetler kışlanın içine cami koyar dinen caiz değildir aslında. Bakın TBMM’de cami var ama olmaz. Neden olmaz? çünkü bizim dinimiz derki: herkesin giremeyeceği yere cami yapamazsın, mescide Cuma namazı kılamazsın çünkü hutbesi yoktur. Cami herkesi ulaşabileceği bir yerdedir TBMM’deki ya da kışladaki camiye normal bir Müslüman ben namazımı burada kılacağım deyip giremiyorsa orada cami zaten caiz değil ama biz bunu niye yapıyoruz; asker diyor ki: Benim dinle problemim yok. Namaz kılmak isteyen asker kılabilir, orucunu tutabilir sadece acemi birliğinde yasak vardır o da nöbeti var, eğitimi var olmaz.  CHP de dine düşman olmadığını göstermek için mevlüt okutur, türbanlıyla bir sonu olmadığını anlatmak için partisinde türbanlı bulundurur çünkü normal bir insanı yani laik demokratik sosyal hukuk devletinden yana olan Atatürk’çü adamın dinle bir sorunu olamaz, başını örtenle bir sorunu olamaz ama bunu kullanım biçimi de görüş ve düşünleri ilkleri vardır. Bu gün Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlet olarak  devlet yönetiminde dinin ve dinsel sembollerin kullanılması ön görüyor biz bunu 1923 karar vermişiz. Ve Türkiye’nin bunla bir sorunu ve savaşı yok, bu savaş 1960’lardan sonra çıktı. Dini siyasete alet etmek birebir sistemli bir şekilde bütün politika bunun üzerinedir. Öbür taraftaki geçici yani Baykal da ya da o günkü laik olduğunu söyleyen bir lider kurban bayramında bayram namazına gider insanlarla, ramazanda orucunu tutuyordur , akşam iftarlara gider , bu dini siyasete alet etmekle aynı değil öbür taraf bu iklimi yaratmak istiyor ulemaya sordun mu diyor şimdi buradaki fark başka..

AYRIMSIZLAR:  Gündemimize hızla düşen telekulak davasıyla hakkında konuşmak istediğiniz bir şeyler var mı?

CAN ATAKLI:  Ne diyeyim dinliyorlar. Böyle bir şeyin olması demokratik bir ülkede olmaz, insanların bu şekilde dinlenmesi bu kadar yaygın bir şekilde izin verilmesi facia bir durum. Ama işte şaşırarak izliyorum Akp sözcüsü diyor ki bir suçun yoksa niye bu kadar endişe ediyorsun diyor. Bu beni rahatsız ediyor. Yada ulaştırma bakanı diyor ki gerçi espri yapıyor orda ama yinede bir bakanın söylememesi lazım; en iyisi konuşmamak diyor. Ne amaçlarlar ne umarlar bilmiyorum ama dinleme, izleme, gözleme yeni bir olay değil hep var. Burada rahatsız edici olan bunun bu kadar kolay yasal yollarla elde edilmesidir. Ve bunun belli kesimler adına kullanılıyor olduğu kanaatinin oluşmasıdır. Yani bunu bugünkü iktidar kendine yönelik eleştirilere karşı kullanıyor intibası var. Güvenlik adına birtakım takipler tabii ki yapılabilir. Ama buradan anlıyoruz ki bir genel izleme, bir bakan alay eder gibi telefon sayılarını söylüyor, şukadar telefon, bunları dinlersem dakikaya böyle.. ha bu iş böyle olmuyor tabii. Bu genel dinleme istenmesinin sebebi, ben dinlemek istediğim herkesi yeni bir mahkeme kararı almadan dinleyeyim anlamına gelir. Yani bakanın verdiği, günde 14 milyar konuşma yapılıyor ve benim onu dinlemem için 200 bin memur lazım falan.. böyle bir şey yok. Neden genel alıyor? Can Ataklı’yı dinlemek istiyorum.. E bunun için mahkeme kararı alması lazım. Alamıyor. Çünkü benim bir suçum olmalı. Ama genel aldığınız zaman, gerek gördüm onu da dinliyorum. Bu rahatsız edici işte.

AYRIMSIZLAR:  Önder Sav’ın dinlenmesi hususunda ne düşünüyorsunuz? Bu ona karşı bir saldırı mıydı?

CAN ATAKLI:   Bu konuda ciddi şüphem var. Çünkü dün buraya bir adam getirdiler. Zafer Mutlu’nun telefonunu aldı, bir kod yazdı. Dedi ki şimdi içeriye geçelim. Toplantı masası, arkadaşlar konuşuyor. Zafer beyin telefonu da orada. İçeri geçtiler, normal bir telefondan cep telefonunu aradılar. O telefon çalmadı. Ama bir anda toplantı masasında ne varsa biz dinlemeye başladık. Speakerı da açtık. İçeride konuşulanlar buradan duyuluyor. Hah demek ki bu yöntem var. Bunun için o Önder Sav’ın telefonunun birinin eline geçip ona bir kod girmesi lazım. Çünkü bunu becerebilirler. Yada bu telefon zaten hediye bir telefondu kodlandı da gitti. Onu da bilmiyoruz ki. Yani Önder Savın o abuk sabuk lafından sonra, onun aranması, 44 dk dinleniyor olması, yani adamın bir hatası olmayabilir. Ama tam tersi enayilik de olabilir. Sazanlığın da lüzumu yok yani o da olabilir o da olabilir. E ortaya çıksın o zaman. Bu partinin sorunudur. Ayrıca da istifa etsin yahu 70 yaşına gelmiş, neredeyse partiyle yaşıt.

AYRIMSIZLAR:  Hükümet yanlısı gazetelerin olduğunu iddia ettiniz. Sizce sizin gazetenizin de yakın olduğu bir parti var mı?

CAN ATAKLI:   Hiç yok. Tam tersi. ( Vatan Gazetesini göstererek) Chp ye 2. Şok.. mesela bir tanesi o. Burada da Akp ye karşı bir haber var. Şimdi son zamanlarda Vatan gazetesini keyifle okuyamıyoruz diyenlere cevaben, önceden muhalefet yoktu keyif alıyordunuz şimdi bir parça muhalefet var rahatsız oluyorsunuz. Her şey Akp nin istediği gibi gelişiyordu. Şimdi bir kesim Akp için “ o kadar da iyi değilmiş” demeye başladı. Bugün yaşları 30 ve altında olanlar, Türkiye’de yaşanan  birçok şeyi yaşamadı. Yani bu nesil siyasi çatışmayı bilmiyor. Siyasi kavgayı bilmiyor. Particiliği bilmiyor. Son dönemlerde bu aşırı baskı nedeniyle Türkiye başka, sanal bir dünya yaşadı. Onun için herkese tuhaf geliyor. Ben bütün gençlerde bunu görüyorum. Demirel’e, Özal’a, Ecevit’e, Erbakan’a muhalefet olarak yapılanları yaşasaydınız.. bugün 10 da biri 20 de biri yapılmıyor Tayyip Erdoğan’a. Tayyip Erdoğan hala pamuk şeyler içinde tutuluyor. Yani Demirel’in ne karısı kalırdı, ne abisi, ne bilmem neyisi..Şu anda bunların hiçbirisi Türkiye’de yok bakın. Böyle sanal bir dünya yaşadık. Tamam bir diktatörlük yaşadık. Yaşamaya devam ediyoruz. Artık Nihat Genç yok ekranda. 2-3 kişi daha vardı onlar yok. Bak Emin Çölaşan yok. Yani bunlar çok ustaca tak tak atıldı. Hem de hükümetle de yapmıyorlar. Sabah gazetesiyle yapıyorlar. Dediler ki Akşam’ı dağıtmıyoruz kardeşim. Ne yapacaksın, yayın mı yapacağız yani. Beni dağıtmıyorsun, Nihat genci indir kardeşim. 5 sene hiçbir yerde çalışamadım ben. Kimse adımı verip te bunu sakın almayacaksın demedi. Dolaylı yollardan bu söylendi. Hala da bak ben bir televizyonda çalışamıyorum. Televizyonlarda en rahat konuşan adamım. İddia ediyorum bütün anchairmenlerden de daha başarılıyım. Hala bu baskı devam ediyor.  Şimdi bunların hiçbirini tabi görmediniz, sanal bir oram ve doğrusunu birden böyle görünce: Ulan nasıl amma eleştiriliyor, parti kapanıyor,.. kapanır. Bak bugün Chp ye kapatma davası aç 81 ilde miting olur. Mhp içinde geçerli bu. Akp çıkacak manzarayı göze alamıyor. Akp istese İstanbulda 2 milyon kişiyi sokağa döker. fakat yarısı cübbeli sarıklı şalvarlı. diğer yarısı da başörtülü olur.böyle bir Türkiye manzarası düşünün ama ondan sonra AB ye giremezsin. Böyle bir manzara tüm dünyaya yansır.

AYRIMSIZLAR:  Chp ve sivil toplum kuruluşlarının İzmir’deki ve diğer illerdeki mitingleri desteklemesi, herşeyi göze aldıkları anlamına mı geliyor o halde?

CAN ATAKLI:  Oralardaki manzarayı herkes destekledi. Siz Akp’ nin etkisi altında kalmışsınız. Akp şunu yapmak istiyor. Türkiye’de iki parti var.biri Akp diğeri Chp.Akp li olmayanlar Chp li. Hayır kardeşim. Ulan nerden partim oluyor. Benim partim değil Chp. Ama diyorum ki: siz siyasi kavga görmediniz. Onun için iki şey görüyorsunuz.Akp ve Chp. eğer Akp li ise demokrat.. .değilse darbeci…. sanıyorsunuz.. Türkiye de şunu görmüyorsunuz.aşağılık liberaller var Türkiye de ve bunlar para alıyorlar kardeşim. Milyonlar alıyorlar hemde. Bak Mehmet Altan. İhsan Acar, Fehmi Koru ya soruverdi:kaç para maaş alıyorsun? Sadece 40 milyar atv den alıyor, bir o kadar yeni şafaktan alıyor. Bir o kadar 24 ten alıyor. Düne kadar çuval gibi pantolonla gezen adam şimdi İtalyan elbiselerle geziyor. Ahmet Altan bana yalvarıyordu '' yahu Can, şu Zafer e söyle de benim maaşa zam yapsın'' şunu yaratmaya çalışıyorlar, oda bizden, şu da bizden,buda bizden.en büyük gerginlik burada işte. Ben mi çıkarttım türban yasasını, ben mi gittim İspanyalara.  Bu hükümet kadar destek almış başka bir hükümet yok. Bu ülkede Atatürk zamanında böyle bir destek yoktu. Onun için diyoruz siz daha siyasi kavga görmediniz. Siyasi kavga diyorum. Çatışma demiyorum. Şimdi bir şey yok. Hiçbir şey yok.

AYRIMSIZLAR:   Muhalefet ile iktidar arasında uzlaşı olamaz mı sizce?

CAN ATAKLI:-  Siz normal karşılıyorsunuz böyle şeyleri.muhalefet iktidar olarak bakıyorsunuz. Ben iktidar demiyorum.Öyle dediğinizde başka şeyler oluyor. Ben Akp yi siyasi olarak görmüyorum. Bunlar Türkiye nin başına cebelleş olmuş bir örgüttür. Muhalefet iktidar aralarında anlaşsın. Yaa ne anlaşması kardeşim. Bu, cumhuriyet kardeşim. Cumhuriyetin bir temel felsefesi vardır. Anlaşacağın yer burası. Onuda kabul etmeyelim bunuda kabul etmeyelim. Yok öyle birşey.

Kan ile.Türkiye cumhuriyeti nasıl kurulduysa öyle yıkacaksın o halde...

Bu kadar kolay değil  Bu işler. Öyle ''biz siyaset yapalım.''o zaman işte iktidar muhalefet.nereye iktidar...

AYRIMSIZLAR:  Akp yi siyasi görmediğinizi söylediniz.konuşmalarınızdan şu anlaşılıyor. Akp nin kapatılması çok doğal bişey, kapatılsın.

CAN ATAKLI:  Suç işlemişse kapatılsın. Laikliğe aykırı davranırsa..Bir şeyi beğenmemekle suç işlemek farklı şeyler. Anayasa mahkemesi karar verir. Suç işlemişse kapatılır.3 defadır bu olmaz deniyor kardeşim. Aihm de haklı görüyor Türkiye yi.Anayasa da böyle bu. Haaa,TC kanunları değişirse başka. Bu, Türkiye de bir dayatma.Türkiye de böyle bir sorun yok. Size sorun olduğunu söylüyorlar. Siz de bayraktarlık yapıyorsunuz.

AYRIMSIZLAR: Biz buraya Akp yi savunmaya gelmedik sayın Ataklı. Farklı siyasi görüşlerden insanların anlaşabildiği bir fikir hareketiyiz.

CAN ATAKLI:  Hayır hayır. Ben size savunuyorsunuz demedim. İktidar muhalefet anlaşmasından söz ettiniz. Ben de anlaşılacak şey TC temel felsefesi dedim.anlaşma noktası budur.ben onun dışında bir yerle anlaşmam. Yaaa,işte halk, halk benim umrumda değil kardeşim.%98 olsun isterse.ben Amerikalı gibi düşünürüm. Amerikalı ne diyor: %98 bile oy alsan bu felsefeyi yıkamazsın. Yıkmak için tekrar savaşacaksın. Sür abicim yüzde 98 i diyorum bende yüzde 60 olmuş 70 olmuş peki tamam gel savaşacaksan savaş..ben burdayım..bunun için didişirim..onda anlaşamama bunda anlaşma orda konsensüs orda kaldı..ama o mu bu mu gelin anlaşın.. Bu iktidar ya nereye iktidar..Türkiye’de şeriat iktidar mı? Bitiyor işte 10gün sonra yok..Yarın türban kararı çıkar ona göre herkez yönünü tekrar çizer.Yani bunu bi siyaset olarak dayatıyorlar. Bununla uzlaş hayır ben onunla uzlaşmam kardeşim. Bu yok çünkü bu sanal, Türkiyede % 5 hep vardı Abdülhamitte de vardı Fatihte de vardı Edip abi de de vardı.

AYRIMSIZLAR:  Peki Türkiye bunu çekmek zorunda mı 30 senedir aynı kavga.

CAN ATAKLI:  Çekme çekme....koy taşın altına elini benden bekleme.

AYRIMSIZLAR: O yüzden bu işe başladık bakalım

CAN ATAKLI:  Güzel işte bende bunu söylüyorum.sen burda bu iktidar bu siyaset uzlaşın dediğin zaman benden destek almıyorsun bende diyorum ki bu değil bu değilim ben ben buyum ben buradayım bak TC bunun temel ilkeleri ve felsefesindeyim ..ama bu da var varsa var.Valla ben oy aldım değiştiririm eeeeeee değiştiremiyorsun 367 deli saçması deli saçması meli saçması geçtin mi geçemedin halada geçemiyorsun..Parti kapatma, onlar zaten gazete küpürü  bilmem ne. Erbakanda söylemişti faso fiso demişti kapandı..şimdi onun avuklatı çıkıyor diyor ki bu mahkeme hiçbir şey ben de diyorum ki yazdım da ulan Erbakanı niye kurtaramadın yani, madem bu deli saçması, sen ogün avukatıydın kurtaramadın ya savunamadın ya da yanlıştı.. Türkiyede bir kere bunun yaşanılması lazım.ben üzülerek bakıyorum bak demin 30 dedim 30 ve altı Türkiye’nin bütün gerçeklerinden habersiz başka bir dünyada yaşıyor,dostlukmuş kardeşlilmiş bilmem neymiş.o da olur bu da olur.bugün utanmadan Amerikada türban serbestmiş diyor,eşitmiş dio dünyanın hiçbir ülkesinde yok diyor.ulan adamlar haklı diyor çünkü düz mantık,bilgisayar mantığı egemen oturuyorlar böyle herkes tek başına ohooooo böyle..şuandaki gençliğin durumu bu evet ya diyor hakkatten dünyanın hiçbir ülkesinde yok diyor ulan aynı mı kavramlar ayrı..Bugün gerçi bizim okulumuzda okusunlar hiç umurumda değil,ne kıyafet yönetmeliğine aykırı değil hiçbir şey değil siz o kıyafetle gelirsiniz yahudi gelir okur gider..Ben bu kurallarla devleti yöneteceğim dediğiniz için Amerikada türbanıyla okuyan Amerikayı ben din kurallarıyla yöneteceğim demiyor ya da topluca gidip te olucaz demiyor. İşte bu ayrılma görülecek o zaman insanların bunu anlaması lazım..

AYRIMSIZLAR:  Ayrımsızlar hakkındaki düşünceniz..

CAN ATAKLI:  Bak şimdi çok ii niyetli çok güzel ama hiçbir geçerliliği yok bana göre Neden? Bu ilkelerle toplandığınız zaman olmaz. Dünyada artık sivil toplum hareketleri böyle genel ilkeler etrafında toplanıp bir arada yapalım bunun pratikte yapılması mümkün değil. Artık dünya şu hale geldi. Ortada bi sorun var . Bu sorunu hemen ele alıyorsunuz, biraraya geliyorsunuz orada artık dil din ırk mezhep hiçbir şey olmuyor...Buradan anlatayım bu oda çok sıcak bu klimanın çalışması lazım hemen bakıyoruz, tık tık tık sen şeriatçısın ben bilmem neciyim o hristiyan bu bilmem ne hava sıcak aç klimayı bitti. Ertesi gün sigara içilmeyecek senle ben ittifak yaparken bu sefer burayla ittifak yapıyorum bitti .Ama genel olarak baktığımızda yani bizim bütün dinlerde bütün anlayışlarda bir arada mantık güzel bitti..İşlemesi mümkün değil . Çok ii niyetli, herkes alkışlar her yerde prim yaparsın ama hiç bir işe yaramaz. Bazen soruyorum, mesela hoşgörü dinler arası hoşgörü bir dk ya bana bi kişi cevap vericek kardeşim Tevratı kim gönderd i,İncili, Kuranı, 3ünü de aynı di mi? Yanına mı yerine mi? Yerine gönderdi o zaman benim diğer dinlere hoşgörülü olmamın  mantığı ne bi düşünün. Kavga etmememiz .1dk bu kitabı gönderdim mi ben sana uydun, dediki buna olmadı dedi bunu da gönderdi şimdi bu dursun isteyende buna mı inansın dedi yoksa bu artık yok buna inanacaksın mı dedi. Bu yok dedi o zaman bu bitti sonra bu gitti 620yıl sürdü. 1 tane daha gönderdi ne dedi bu duracak Birde buna mı inanacaksın dedi yoksa artık bu mu dedi.. Peki ozaman pratikte inançlı bi müslüman nasıl oluyorda öbür dinleri kabül ediyor? Sonradan gelen diğerlerini kapsıyor ama.. O zaman yahudi ve hristiyan olmaması gerekir peki neden var. Ama adam öyle inanıyor niye aynı Allah değil mi? Başka Allaha değil ki aynı Allaha inanıyor. Şimdi biz bunları topladık anlaşalım. Biz zaten anlaşıyoruz kardeşim. Senin hristiyanla bi sorunun var mı kardeşim? Yok. Bir yahudiyle de yok.kendine dinsiz diyorsa ataistim diyorsa çok sapkın olmadığı sürece gayette rahat hatta çoğunu bilmiyoruz.geçen yıl arkadaşın annesi öldü cenaze nerde dedim? Kilise dediler anlamadım dedim . Adam meğer hristiyanmış hiç haberimiz yok. O zaman zaten benim haberim yoktu nerden çıkıyor şimdi biz bir arada oturalım.. Bir arada oturmak yetmez ki bizim isteğimiz saygı sizi kastetmiyorum. Hani yapıyorlar ya işte hoşgörü moşgörü bilmem ne mesela hoşgörü kelimesi Türkçesi müsamahadır. Müsamaha nedir? Sen büyüksündür senin yaptığına ben göz yumarım hoşgörülüyüm diyor adam .Sen kimsin bana hoşgörü gösteriyorsun, neyse kawramlarda bile ..neyse bunlar tatlı laflar..Diyeceğim sizin hareketiniz çok iyi niyetli olabilir ama pratikte hiçbir şey yapamazsınız yani bi adım atabilecek misiniz hoş bak röportajlar yaparsınız internette bir şeyler yaparsınız ama adım attırır mı? Bir faydası var mı?

AYRIMSIZLAR:  Olacağını düşünüyoruz, çabalıyoruz; ümit ediyoruz

CAN ATAKLI:  İnşallah ama pratikte çok zor hoş bir serap..düşüncemi sordunuz ona cevaben..

AYRIMSIZLAR:  Can bey şunu söylemek istiyorum tekrardan bizim ortak bi siyasi görüşümüz yok. Ben sol görüşlüyüm arkadaşım muhafazakar ben oturup onunla çok rahat konuşuyorum..

CAN ATAKLI:  1dk zaten benim kavgam bunda yani şimdi şöyle bir hava oldu sanki bu insanlar böyle birbirleriyle kanlı bıçaklı yan yana asla gelmiyorlar. Bu tür şeylerle bakın bu arkadaşla bu türbanlı bu türbansız ama bakın el ele dolaşıyoruz evet benim çocukluğumda da böyleydi el ele dolaşıyorlardı böyle bi sorun yoktu ama şimdi varmış gibi.. bunlar çıktı ortaya. Benim Ermeni komşumla sorunum yoktu.. Varmış gibi yapıyorlar şimdi.

AYRIMSIZLAR: Varmış gibi yapanlara karşı; olmadığını göstermek için varız biz

CAN ATAKLI:  Bende bunu diyorum böyle şeyler olduğu zaman varmış gibi gözüküyor zaten. Biz birbirimizle anlaşabilmeliyiz… anlaşıyorduk zaten. Anlaşamamazlığımız yoktu ki.sen şimdi bana diyorsun ki çokta şeker söylüyorsun,yaşın gereği..ben solcuyum ama sağcılarla biraraya gelebilirim ya ben bunu 50yıldır yapıyorum zaten.

AYRIMSIZLAR:  Tamam işte olması gereken bu..

CAN ATAKLI: Ben 50yıldır böyleyim. Benim kanlı bıçaklı olduğum kimse yok Anlaşamadığım kimse yok  Yeni yeni bir moda çıktı ..biraz önce dediğim gibi siyasi çekişmeyi yaşamadığınız için diyorum size bugün çok şey gibi geliyor, bak biz bunu beceriyoruz..ya bir şey diyeceğim Şeyh Edebali dediğimiz adamın komşusu Rum senin 2.padişahının karısı Bizans tekfurunun kızı yani bu kadar iç içe, bi sorun yok ..Türkiye’de bu son 5yıldır çıktı diyorum .5yıl önce böyle laflar yoktu diyorum. Oturalım anlaşalım ..Sağ sol kavgası vardı. İşte o ülkücü mülkücü o silahlanmaya gidene kadar orda biraz olurdu. Bir ortak formül bulalımda işte, sen ne diyosun ,ben ne diyorum falan. Sanki bu Türkiye’de olan bir şey değilmiş gibi diyorlar ki: işte bak türbanlıyla başı açık kız beraber geziyor. Eeee napalım yani.ne var yani. bizim komşuda öyleydi. Babaannem de öyleydi. Ben namaz dualarını babaannemde Ne öğrendim mesela. Ne biliyorsam ordan biliyorum. Bu bana tuhaf geliyor fakat size tuhaf gelmiyor.

AYRIMSIZLAR: Hayır.biz bunu söylemedik. Biz,sokaktaki insanlar hep bu şekilde iç içe yanyana beraber yaşıyorlar fakat bu tam tersi gibi lanse edilmiyor mu ? diye sorduk.

CAN ATAKLI:   Haaa. öyle diyorsanız tamam. Ama bana yansıyan bu değil. Son zamanlarda tv lerde haber yapıyorlar. Sanki çok büyük bişeymiş gibi.aaa bak türbanlı ile başı açık kız yanyana. Eee, evet ne var bunda diyorum.

AYRIMSIZLAR: Tv lerde gösterildi. Kızlara kezzap atanları dinci olarak lanse etmek istemediler mi?

CAN ATAKLI:  Yok cnm.aslı astarı olmayan haberler bunlar.araştırıldı. Yapan sapık çıktı. Kimse dinciler kezzap attı demedi ki. Ona bakarsan al Malatya da adam öldürdüler. Ama bak şunu kimse düşünmüyor. Malatya muhafazakar bir şehir. Akp var.  Peki kaç tane hristiyan derneği var orada. 47 tane. Anlayın bakın. Demek ki hiç birişey yokken manyağın biri gelip bunu yapıyor. Bugün Alanya Belediye Başkanı nı neredeyse Alman seçecekler. 52 yaşındayım.32 yıldır gazetecilik yapıyorum. Meslek hayatımda benim hiç böyle sorunum olmadı. Biriyle düşmanlık uzlaşı derdim olmadı. Bu şimdi yeni moda. Çünkü neden  adam kendini ısrarla öteki diye lanse etmeye çalışıyor. Birde üstüne yaa benide anlayın diyor. Birbmizi anlayalım diyor. Ya daha ne kadar anlayacağım? Benim tarihim boyunca böyle bir sorun hiç yaşamadım. Benim bütün vezirlerim, bütün önemli mevkii deki insanlarım hatta yeniçerilerimin tamamının birbirimizi anlayalım dediği bişey yok. Benim kültürümde özümde zaten bu var. Ben bu ülkeyi savunsun diye kurduğum askeri hristiyan yahudi çocuklarından çalıp çalıp getirdiğim insanlar.daha ne olsun. Onun içindir ki absürt geliyor. Haaa. ..politikaya bakıyorum. Adam düz mantıkla diyor ki birbirimizi anlayalım…düz mantıkla etkili oluyor. Dünyada bir tek Türkiye de türban yasağı var deniyor. Allah Allah! Her ülkenin kendi şartları vardır. Türkiyenin durumu tabii kide Avusturya nın şartları bir değil. Gidin Türkiye de okuyan yabancı öğrencilere bir bakın. Davranışları çok farklıdır.

AYRIMSIZLAR: Bizimle röportaj yaptığınız için çok teşekkür ederiz.

CAN ATAKLI:- Ben teşekkür ederim.

 

 

 








Bu haber 1,746 defa okundu.




Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (4)
  • Bilge Türker / 24 Haziran 2008 23:36

    Güzel röportaj yapmışsınız

    Güzel sorular sormuş , Can Ataklı'yı sıkıştırmışsınız. Dikkatimi çekti de her röportaj yaptığınıza siz ayrımsızmısınız diye sorarken Can Ataklı'ya sormamışsınız. Ama ayrımsız olmamasına rağmen röportaj yapıp onu dinlemeniz erdemli olduğunuzu gösterir. Özellikle inanan insanlara karşı hakaretleri kabul edilebilir değil . Hiç ama hiç sevmiyorum.
  • nesrin nesrin / 14 Haziran 2008 16:46

    alakasız bir soru ama ciddi

    şimdi burda direkt milli takımımıza yapılan şarkılar çalıyor ordan aklıma geldi bizim formalarımız neden türbe yeşili bunu yapan kimdir?? kırmızı dinciler tarafından neden sevilmiyor solcuların bir manada rengi olduğu içinmi tabi bunlar alakasız olabilir ama söylemezsem içimde kalacaktı açıkçası böyle bi kampanya başlatılmasını isterdim bizim formamız neden kırmızı beyaz değil neden neden neden?? bizim onurumuz gururumuz ay yıldızımız neden küçücük eklenmiş formalara bunu istemiyoruz futbolcularımıza en yakışan ve bizi en çok onurlandıran kırmızu ve beyazdır CAN ATAKLI yazılarını en çok beğendiğim insandır bazen bir tek fıkrayla herşeyi açıkça anlatıyor ama ne derler anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna diyeceğimi sanmayın anlamayacak yobazlara mehter marşı bile az zira onlar ya yanlış anlar ya da hiç anlamaz
  • nesrin nesrin / 14 Haziran 2008 14:16

    herşey çok acayip bu ülkede

    can ataklının o fıkrasını okudum ve çok beğendim bencede gerçekten insanlar ampülün methini duyunca bizde bir deneyelim diyor ve bakıyorki ampülden kurtuluş yok bunun sebebi yanlı medyadır bütün açıklarını kapattıkları için herkes akpyi birşey sandı:)) ama şimdi onlarda geminin battığının farkındalar ve tıpkı AB gibi batan gemiden kaçmanın yollarını ayırıyorlar öyle ya da böyle çok şükür akp kapatılacak peki bu kurtuluşmu tabiki hayır Ak'ı kapatırsınız PAK'ı açarlar bu böyle yakında pak parti kurulur dilerim birgün gericilerden tamamen kurtuluruz ve dilerim artık Atatürkün çağdaş partisi iktidar olur dilerim halk anlar ve doğruyu seçer
  • Ali Gök / 11 Haziran 2008 14:07

    Bu adam dışarıya hiç çıkmamış !

    Eleştirdiği kesimden insanları tanıması lazım.
    Ayrımsızlar'ı da duyarlı davranmasından tebrik ediyorum.





Anket

Türk-Kürt kimlik tartışması hakkında sizin düşünceniz?
  • Türküm ve bu ülke sadece Türklerindir...
  • Türküm ve Türküyle Kürdüyle herkes bu ülkenin insanıdır ve herkes kardeşimdir...
  • Kürdüm ve Türküyle Kürdüyle herkes bu ülkenin insanıdır ve herkes kardeşimdir...
  • Ben bir Kürdüm ve ülkenin bölünmesi taraftarıyım...
  • Diğer

En Çok Okunanlar


Google Ayrımsızlar