ÖNEMLİ DUYURU : HAKKIMIZDAKİ SORUŞTURMA SONUÇLANINCAYA KADAR SİTEMİZ KAPALIDIR !!!

Saygı Öztürk ile Röportajımız.. (Hürriyet)

Saygı Öztürk ile Röportajımız.. (Hürriyet)

Siyasi Görüşü , parti kapatılma davalar, Akp kapatılırsa ne olur? Chp ve Baykal' a bakışı? Ergenekon , Yargı ve Ayrımsızlar...


28 Temmuz 2008 12:55
font boyutu küçülsün büyüsün


Ayrımsızlar:  Siyasi görüş olarak  kendinizi tanımlar mısınız?

Saygı Öztürk:  Ben sosyal  demokrat  bir  aileden  geliyorum.  Sosyal  yapıda,  sosyal  demokrat  görüşe  sahibim.  Ama bunlarda bir  uçluk  yok.  Sadece  Atatürk  ilke ve inkılaplarına  gerçekten bağlı,  yürekten bağlı birisiyim.  Onun dışında  başka  bir  ideolojinin  peşinde  koşan birisi  değilim.  T.C. de bunun dışında olmanın doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum.  Ulu önder  Atatürk yolu çizmiş.  Onun çizdiği  yolda yürümeye  çalışan sade  bir  vatandaşım.

Ayrımsızlar:  Partilerin kapatılması  hakkında ne  düşünüyorsunuz?

Saygı Öztürk:  Şimdi  şöyle  bir  yaklaşım var.  Türkiye de insanlar genellikle  işin  gerçeğini konuşmuyorlar bence.  Aman bana  faşist mi derler,  şunu mu derler,  bunumu derler ,  demokrat değil derler  baskısı altında samimi  olarak  görüşlerini ortaya  koymadıklarından bazı olayları  içinden  geldiği gibi  değil,  kamuoyuna  mesaj vermek için  farklı  konuştuklarını biliyorum.  Gazeteci olduğum için de çok  çevreden  bildiğim olaylar bunlar.   Şimdi Anayasamızda   siyasi  partilerin kapatılmasını  gerektiren hükümler bellidir.  Bu Anayasada T.C. nin Anayasasıdır.  Anayasanın 2. Maddesinde  devletin nitelikleri ortaya  konmuştur. Yine anayasamızın  ilgili  maddelerinde  hangi durumlarda siyasi partilerin  kapatılması  gerektiği açık bir  şekilde belirtilmiştir.  Bu maddelere aykırı davranan  siyasi partilerin kapatılması taraftarıyım.

Ayrımsızlar:  Ölçüt Anayasa olmalı yani

Saygı Öztürk:  Kesinlikle, çünkü bu ülkenin kanunu var, kuralı var.  Bu  kurallara  uymayan siyasi partiler  kapatılmalıdır. Bu bağlamda şu parti  bu  parti hiç fark etmez.  Bu Ak Partide olabilir, DTP de CHP de olabilir.  Sonuçta Cumhuriyet başsavcısı bir iddianame hazırlar.  Anayasa mahkemesi de  bu  iddianameyi inceler,  kanıtlara bakar  buna  göre de kapatılmasına veya  kapatılmamasına karar verir. Hatta bana  göre  şu anda  Türkiye de  Siyasi partilerin kapatılması oldukça  zordur.  Biraz daha kolaylaştırılmalıdır.  Yani ben Anayasaya bakarım  Anayasaya göre  suç işleyen parti kapatılmalıdır. Anayasa da partilerin kapatılması zorlaştırılırsa zaten o zaman parti kapatılmaz.  Var olan yasaya  göre  gereğini yapmazsanız  suç  işlersiniz.  Ve de  var olan yasalara bağlılık azalır ki  bu çok   tehlikeli  bir  şeydir.  Hiçbir zaman da Cumhuriyet Başsavcısı iddianame hazırladı  diye  hakarete uğramamalıdır. Hatta takdir edilmelidir,   Anayasanın gereğini yerine getirdiği için.  Türkiye de  kurum ve  kuruluşlar görevlerini yapmazsalar o zaman kargaşa çıkar.

Ayrımsızlar:  Sayın Öztürk siyasi partilerin kapatılmasının daha da kolaylaştırılması gerektiğini söylediniz.  Fakat mevcut  hükümet daha da  zorlaştırmak için Anayasayı değiştirmek istiyor.

Saygı Öztürk:  Şimdi Anayasaya göre parti  kapatılacak durumlar  bellidir. Şimdi suç işleyeceksin sonrada baktın ki  benim  suçları  birileri anayasa mahkemesine  götürecek hemen ben Anayasa mahkemesini değiştireyim diyeceksin bu olmaz.  Burada bir  amaç  vardır.  Bunlar yanlış  şeylerdir.  Bu ülkede ki kurumlara saygısızlıktır.  Madem bu  yapılacaktı  şimdiye  kadar neredeydiniz.

Ayrımsızlar:   Efendim sizce  Ak parti ve DTP kapatılır mı?

Saygı Öztürk:  Onu  biz bilemeyiz.  Ortada bir  iddianame var. Anayasa mahkemesi de bunları inceler. Elindeki belgelere bakacak, kanıtlara bakacak.  Yani ortada henüz  savunma da yok.  Hatta anayasa mahkemesi üyeleri bile şu anda bu partilerin kapatılacağını   veya kapatılmayacağını  bilemezler.  Dolayısıyla vatandaşların bile  bu konuda görüş  bildirmeleri doğru  değildir. Bir taraftan yargı bağımsız  diyeceksin,  bir taraftan da yargıya şöyle  yapacaksın diyeceksin.  Ben bunları   doğru  bulmuyorum.  Bunlar doğru şeyler  değiller.  Yani  karar şimdiden biliniyorsa o zaman mahkemeye  ne  gerek  var.

Ayrımsızlar:  Sonucu belli davalardandır,  diyemiyoruz.

Saygı Öztürk:  Bana göre öyle.  Hiçbir dava içinde bunu  söyleyemeyiz.

Ayrımsızlar:   AKP kapatılırsa ne olur ? DTP kapatılırsa ne olur?

Saygı Öztürk: Kapatılıp kapatılmayacağını bilmiyoruz. Eğer kapatılırsa da geçmişte  olduğu  gibi yerine yeni partiler kurulur. Varsayımlar üzerinden konuşmayalım. Kapatılırsa o zaman  ne  olacağını  görürüz.   Ama nedir?  Partilerin lokomotif  kadroları  siyaset dışı kalıyor.  Bu  doğrumudur, yanlış mıdır?  Bu ayrı bir  tartışma  konusu.  Ama mevcut yasalara göre olayları değerlendirmemiz gerekiyor. Yasalar değişirse o zaman da  o  yasalara  uymak  zorundayız.

Ayrımsızlar:   Kapatılma senaryoları  üzerine bazı isimler gündeme  geliyor: Abdullatif Şener,  Tansu Çiller, Mesut Yılmaz  hatta sayın Demirel aktif  siyasete dönebilir mi?

Saygı Öztürk:  Bu isimler Türkiye de saygın isimler.  Önemli  hizmetleri  olmuş kişiler.  Ama  aktif  siyasete dönerler mi  dönmezler mi bunları şimdiden söylememiz mümkün değil. Şimdi siyasi partiler AKP kapatılacakmış gibi senaryolar yapıyorlar. Ama bu  varsayımlarla  hareket etmek çok  zor. Çünkü  olmamış şeyler.  Olacağı da belli  değil.  Onun için bu sorular  erken  sorular.

 Ayrımsızlar:  CHP’nin  mevcut yönetimi ve  muhalefeti hakkında ne  düşünüyorsunuz.

Saygı Öztürk:  Her siyasi  partisinde özellikte muhalefetteki  partilerde yarış hep genel  başkanın  ve  yönetimin  yetersiz  bulunduğu gerekçe  gösterilir. İktidarlarda ise  başbakana sadakat  ön plana çıkar. Dolayısıyla  iktidar partilerinde  fazla gruplaşma olmaz. CHP de de genel başkan Deniz Baykal’ı  başarısız  bulabilir.  Ama Türkiye de de dünyada olduğu gibi sol oylarda genel bir azalma  var. Tabi geçmişte yapılan  bazı  hatalar,  etkili muhalefet yapamaması  yada kamuoyuna yaptığı  muhalefeti  yeterince  anlatamaması ve basında  gereken  yeri  alamaması gibi bugün CHP’nin sorunları  var.  Bana göre de bazı çevrelerin  söylediği  gibi Deniz  Baykal başarısız  değil,  başarılıdır. Parti içinde muhalefet olabilir.  Bunun da belli  bir  yöntemi  vardır.  CHP içinde yılardır  muhalefet var. Deniz Baykal gitsin,  yerine kim  gelsin? Geçmişte yerine gelenler de oldu. Onların partiyi ileri  götürdükleri yok, hatta geriye  bile götürenler  oldu.  CHP de partiyi ileri  götürmek için  muhalefet  yapmıyorlar,  Deniz  Baykal’a karşı  bir muhalefet var.  Bu da genellikle  seçimlerde listeye giremeyenler,  listelerde ilk  sıraya konulmayanlar tarafından yapılıyor.  Hatta CHP’nin aleyhine çalışan,   rakip  partinin lehine  çalışanlar  bile  var.  Bunları  normal  karşılıyorum. Ama Deniz  Baykal  öyle  sanıldığı  gibi başarısız  değil.

Ayrımsızlar:  Sayın Öztürk siz anladığım  kadarıyla CHP ‘nin iktidar  olamayışını,  sol oylarının  azlığına bağlıyorsunuz.   Tek sebep bu mu?

Saygı Öztürk:  Tabi ki  başka sebepler de var. Biraz önce  söylediğim  gibi  medya ilişkileri, devletin imkanlarını  kullanamadığı  için yeterli kitlelere ulaşamama  vs.  Ama bu  sadece genel  başkanın  suçu değil.  AKP çok iyi  yaptığı  tabanla  iletişim, gençlik koları,  kadın kolları gibi  çalışmalar  CHP de fazla  görülmüyor.  Yani  CHP’de örgütlenme zayıf.  Bir başarısızlık  varsa  burada  herkesin  suçu  var.

Ayrımsızlar: Sayın Öztürk CHP’de genel  başkan adayları  hangi gerekçelerle ortaya  çıkmalı?

Saygı Öztürk:  Şimdi  siyasette genel başkana yöneltilen eleştirilerde ciddi bir soruda,  niçin  yerine adam  yetiştirmedi. Siyasette kim kimin yerine adam yetiştirmiş. Geçmişe  bakalım.  Bülent Ecevit CHP’in genel sekreteri.  İsmet İnönü genel başkan.  Bir genel kurulda İsmet İnönü’nün karşısına  çıkıyor ve  öyle genel başkan oluyor. Diğer  partilerde de böyle bir  şey olmamıştır. Ne Demirel, ne Ecevit ne Erbakan kendiliğinden  çekilip bir genel  başkan tayin ettiler.  Bugünde böyle bir şey Deniz Baykal’dan beklenmemeli.  Her şey zamanı  gelince  oluyor. İyi çalışan  biride zamanı  gelince  Deniz Baykal’ı alt eder.

Ayrımsızlar: Efendim başka bir  konuya  geçelim.  Gerçekten Ergenekon adlı  bir oluşum  var mı?

Saygı Öztürk: Ergenekon konusu Türkiye de ilk  defa  2001 yılında çok örtülü olarak   gündeme  geldi.  Gazeteci Tuncay Güneyin evinde  bazı  belgeler  bulundu.  Otomobil kaçakçılığı,  sahte  nüfus cüzdanları , sahte diplomaların bulunduğu  bir  kişi.  Dönemin Devlet  Güvenlik Mahkemesi  araştırmaları  yaptı.  Projeli   çalışma  gerçekleştirildi.  Yani birden çok  şube işin  içine  giriyor.  Terör şubesi  bakmıştır.  İstihbarat ilgilenmiştir.  Kaçakçılık, organize suçlar bölümü  ilgilenmiştir.  Bununla ilgili  bir  yıllık çalışma yapılmıştır. Fakat  bir  sonuç çıkmamıştır.  Bildiğiniz gibi  Ergenekon lobi örgütlenmesi diye bir  belge ortaya çıktı. Bu  konuyla  ilgilene sıradan  birinin yazabileceği bir  metindir. Bu belge 2001  yılında ortaya  çıktı.  Zamanın  yetkilileri  böyle  bir  soruşturmaya  gerek  duymadılar. Türkiye de zamanla  her şey değişiyor.  Farklı gelişmeler olabiliyor. Nitekim soruşturmayı  yürüten savcı  2001 yılındaki  bu  belgelere dayanarak yeni bir soruşturma  başlattı. Bunun başlatılmasının sebebi de Ümraniye de bulunan  27 el  bombasının sahibinin bilgisayarında Ergenekon  ile ilgili  belgenin bulunmasıdır.  Ama bu belge  gizli  bir belgemidir, asla değildir. Bu  belge 2001 yılında  bir  dergide (sanıyorum Aksiyonda)yayınlandı.  Daha sonra Alo İhbar adlı  internet  sitesinde de  bu belgenin tamamı yayınlandı.  Soruşturmayı  yürüten Zekeriya  Öz bey,  elinde mutlaka kamuoyunun bilmediği  belgelere sahiptir.  Bunun için yüz binlerce sayfa  belge  inceleniyor.  Eğer iddia  edildiği  gibi 2001 deki  belgelerden yola  çıkılarak bu  soruşturma yapılıyorsa bir  şeyin  çıkacağını  sanmıyorum.  Çünkü  bu  2001 yılındaki bu  Ergenekon lobi örgütlenmesi  bildirisini  kimin yazdığı konusunda da şüpheler  vardır. Bunu  Tuncay Güney’in yazdığı söylenir.  Şunu da belirteyim  Türk basının da Tuncay Güneyi İlk bulan benim.  Tuncay’ın Kanada da ki telefonuna ulaştım. Tuncay’ın haham olduğunu,  bir  sinegog da  çalıştığını ilk defa  fotoğrafları ile beraber  ben  Hürriyet’de yayınladım.  Yani Tuncay ile İlk  röportajı yapan  benim.  Tuncay ında birtakım iddiaları var.  Fakat  soruşturma devam  ederken bunların  açıklanması  uygun  değildir. Ben bunları gazetem de de yazmadım. Yine  soruşturmayı etkilememek için bu konuda  daha  fazla  bir  şey  söylemeyeceğim. Gerçekten zor bir soruşturma,  zaman alıyor. Dileriz  bir an  önce bu  soruşturma bitsin. Çünkü uzadıkça olay  daha da esrarengiz hale geliyor, basında kirlilik oluyor.  Yargı da olumsuz etkileniyor. Gerçekten suçlular varsa  bunların cezalandırılmasını da hep  beraber  görelim.

Ayrımsızlar:  Bir araştırmacı gazeteci olarak başka Ergenekon benzeri oluşumların olduğunu   söyleyebilir misini?

Saygı Öztürk:  Hayır söyleyemeyiz. Çünkü daha  bunun ne  olduğu ortaya çıkmamıştır.  Sadece  iddialar  var.  Hatta iddianame bile yok.  Yani  bu  ortaya çıkmadan başka   örgütlerde  var  demek  saçmalık olur.

Ayrımsızlar:  Sizce yargı Ergenekon olaylarında siyasi davranıyor mu?

Saygı Öztürk:  Hayır ben yargının siyasi  davrandığını  düşünmüyorum.  Yargı herkese  lazımdır.  Yargı bu  alaydan dolayı  yıpratılmamalı.  Evet şu anda bazı  kişiler  tutuklu,  bazı  sıkıntılar var. Ama bizim yargıya  güvenmemiz  lazım. Yargı süreci  devam edecek.   Zanlılar, şüpheliler dinlenecek, belgeler incelenecek  sonuçta çıkan  karara bakacağız.  Suçlu  var mı yok mu?  Soğukkanlılıkla yargının  kararını beklemeliyiz.

Ayrımsızlar:  Gözaltılar hakkındaki  düşünceleriniz nelerdir?

Saygı Öztürk:  Gözaltılar cumhuriyet  baş savcısının kararı  ile  oluyor. Gönül isterdi ki bu  göz altılar daha uygun bir  şekilde olsaydı.  Diyelim ki  İlhan Selçuk 84 yaşında bir  abimiz.   Acaba İlhan Selçuk Cumhuriyet Savcılığına davet  edilse istenilen saatte gitmeyecek miydi.   Yani bu  gözaltına  alınış  biçimleri daha farklı olabilirdi.  Zaten eleştiriler İlhan Selçuk niçin gözaltına alındı  diye  değil,  niçin   gecenin  bu  saatinde  alındı diyedir.  Bu iyi olmadı diye  düşünüyorum.

Ayrımsızlar:  Efendim sizi biraz  yorduk. Şöyle söyleyelim: 12 Şubat 2008 tarihinde Türkiye nin değişik siyasi görüşlerinden,  inanışlarından, yaşam biçimlerinden insanlar  bir araya  gelip bir grup  kurdular ve  adına da Ayrımsızlar dediler. Ve ülkesini  seven, diğerlerinin  tercihine,  inanışına,  görüşüne karışmayan herkes bizim kardeşimizdir dediler.  Ve amaç  olarak da  kişisel hak ve  özgürlükleri savunmak, ülke içi  kutuplaşmaları  engellemek, insan hakları, özgürlük ve  barış  gibi  kavramları yaymak olarak  belirlediler.  Buna göre Ayrımsızlar hakkındaki düşünceniz ?

Saygı Öztürk:  Tabi ki  sözünü ettiğiniz ilkeler güzel ilkeler, ama bu ilkelere uyuluyor mu?  Uyulmuyor mu?  Bunu bilemem.  Bunu da sitenizi inceleyerek,  takip  ederek göreceğiz ve bilgi  sahibi olacağız.

Ayrımsızlar:  Sayın Öztürk siz bir Ayrımsız mısınız?

Saygı Öztürk:  Yani  şu saydığınız ilkelere  göre EVET bir AYRIMSIZIM.

 


 

Röportaj Editör ve Ekibi : Birol Öztürk , Erçetin Altay , Selim Diler, Ömer Naci Fidan

 


 

Haberin başkaca basın kuruluşları tarafından yayınlanması kaynak göstermek şartıyla ( www.ayrimsizlar.com )serbesttir.

 








Bu haber 2,137 defa okundu.




Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış






Anket

Türk-Kürt kimlik tartışması hakkında sizin düşünceniz?
  • Türküm ve bu ülke sadece Türklerindir...
  • Türküm ve Türküyle Kürdüyle herkes bu ülkenin insanıdır ve herkes kardeşimdir...
  • Kürdüm ve Türküyle Kürdüyle herkes bu ülkenin insanıdır ve herkes kardeşimdir...
  • Ben bir Kürdüm ve ülkenin bölünmesi taraftarıyım...
  • Diğer

En Çok Okunanlar


Google Ayrımsızlar